(5271 S. K. m. 217)
1136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık Av. ... hakkında yapılan yargılama sonunda adı geçen mahkumiyetine dair, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince 26/10/2018 tarihli ve 2018/19 E- 2018/354 K sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26/06/2019 gün ve 2019/22786 Esas, 2019/10028 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 5271 sayılı CMK’nin 217. madde hükmü gözetildiğinde,
Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla,
Mahkeme kararının tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2019 gün ve 2019/10868 sayılı yazısı ile;
“1) Mahkemece, sanık tarafından "aslı gibidir" şeklinde imzalanarak düzenlendiği iddia olunan 04/10/2011 tarihli fotokopiden ibaret ihtarnamenin bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzre kanıt olarak değerlendirilebilmesi için "aslının noterde mevcut olup olmadığının araştırılmasının mutad bir uygulama olup olmadığının araştırılmasının hukuk mahkemelerinden araştırılmasının istendiği, mahkemece de bu yönde yapılan araştırmaya verilen cevabi yazıda ise, bu hususun her mahkemenin uygulamasına göre farklılık arz edeceği yönündeki cevabi yazıların sanık aleyhine değerlendirilerek aslında kuşkunun sanık lehine yorumlanır ilkesine (in dubio pro reo) aykırı davranıldığı,
2) Sanık Avukat ... tarafından Bodrum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan dava dilekçesine eklenen ve sanık tarafından onaylandığı iddia olunan "04/10/2011 tarihli ihtarname" fotokopisinin dava açma şartı oluşturmaması karşısında davanın safahatını da etkilememektedir.
Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) İtirazımızın KABULÜNE,
2-) Dairenizin 26/06/2019 gün ve 2019/22786 E-2019/10028 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3) İtirazımızın yerinde görülmemesi durumunda dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, Karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
Dairemizin 26/06/2019 gün ve 2019/22786 Esas, 2019/10028 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 05/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)