MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7201 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvuruların süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar mahkemece, sanık ...’in, aralarında boşanma davası bulunan ayrı yaşayan eşi katılan ...’in borçlu, kendi ağabeyi sanık ...’in ise alacaklı olduğu senet ile ilgili, bu sanık tarafından başlatılan, icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrini aynı konutta yaşayan eşi sıfatıyla kabul ettiği, böylece tebellüğ etmeye yetkisi olmadığı halde tebligat memuruna, hüviyet ve sıfatı hakkında, yalan beyanda bulunma suçunu işlediği, sanık ...’in de kardeşi sanık ... ile katılan arasındaki bu durumu bilerek icra takibi kapsamında bu adrese tebligat gönderilmesini sağladığı, bu suretle yanlış adres bildirmek suçunu işlediği kanaatine varılarak, sanıkların mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde sanık ...’e ödeme emrinin 22/02/2010 tarihinde tebliğ edildiği, oysa boşanma davasının 21/06/2010 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, yani tebligatın yapıldığı tarihte henüz sanık ... ile katılan arasında bir boşanma davasının bulunmadığı, öte yandan katılanın senedin yağmalandığı yönündeki şikayeti üzerine başlatılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/33156 Sor. sayılı soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde 21 temmuz’da evi terkettiğini belirttiği, sanık ...’in de savunmasında sanığın bu tarihte evden ayrıldığını beyan ettiği, ayrıca katılanın, aynı icra takibi kapsamında yapılmış başkaca tebligatlar olmasına ve gayrimenkul üzerine haciz koyulması, değer tespiti yapılması, icra marifeti ile satışı ve sonrasında tapu kaydında tescili gibi birçok icra işlemi yapılmasına rağmen, uzunca bir süre sonra şikayette bulunduğu anlaşılmakla, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, cezalandırılmalarına yeter her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmayan sanıkların, beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy