MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılanlar vekili 30.12.2015 havale tarihli dilekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanık ... hakkında da şikayetinden vazgeçtiğini bildirmişse de; bu konuda mahkemesince değerlendirme yapılması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olup, katılan şirketler adına düzenlenen vekâletnamelere istinaden şikâyetten feragate yetkili olduğu anlaşılan katılanlar vekilinin hükümden sonra gönderdiği 30.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikâyetten vazgeçtiğini bildirmiş olmasına göre, 5237 sayılı TCK'nin 73/6. maddesi uyarınca şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy