MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa ait işyerinde yapılan aramada, üzerlerinde katılan adına tescilli marka ve logosu bulunan ürünler ele geçirilmesi üzerine, sanığın katılan firma adına tescilli markaya tecavüz ettiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine karar verilmişse de;
Hükme esas alınan 06/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda "suça konu ürünlerin taklit olup olmadığı konusunda teknik bir inceleme gerekmekte ise de, hologramsız ürünlerin müştekinin anlatımlarından müştekinin üretimi olmadığının anlaşıldığı" belirtilmekle katılan adına tescilli markalardan hangisi veya hangilerine iktibas ya da iltibas suretiyle tecavüz edildiği hususunda herhangi bir tespit de yer almadığı anlaşılmakla, orijinal ürünler ve suça konu ürünlerin karşılaştırılması suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak; sanığa ait işyerinde ele geçirilen ürünler üzerinde kullanılan markanın, katılan firma adına tescilli olan marka veya markalarıyla iktibas veya iltibas oluşturacak şekilde taklit olarak kullanılıp kullanılmadığı ve kullanılmış ise katılanın hangi marka veya markalarına tecavüz edildiği belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy