(5015 S. K. Ek. m. 5) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 231)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A)Şikayetçi Gümrük Müdürlüğü vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 5015 sayılı Kanuna göre katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; dosyada iki sanık olması, sanıkların idaresindeki araçta dört adet bidon içinde 200 litre kaçak motorin ele geçirildiği olayda; sanıkların kaçak akaryakıtı ortak kullandıkları tarlada kullanmak için aldıkları yönündeki beyanları ve dosyada mevcut mali ve sosyal durum araştırma tutanaklarından sanıklardan ...'ın babasına ait traktörü kullandığı ve babasının arazilerini ektiği, diğer sanık ...'un ise tarım işçisi olduğunun tespit edilmiş olması ve ele geçen miktarın kişisel kullanım sınırında kalması karşısında, sanıkların kaçak akaryakıtı ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
II-Kabule göre de; a-Sanıklar hakkında 5015 sayılı Kanun'un ek 5/1. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi gerekirken, 5015 sayılı Kanun'un ek 5/2. maddesinin gösterilmesi,
b-Sanık ... hakkında hüküm kurulurken TCK'nin 62. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği halde sonuç cezanın 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası yerine 1 yıl 8 ay hapis ve 100 TL adli para cezası olarak belirlenmesi,
c-Sanık ...'ın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmaması ve hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine dair gerekçe gözetildiğinde, sanığın bildirilen zararın kendisine düşen kısmını ödeyerek makbuzunu dosyaya ibraz ettiği anlaşılmakla; dosya içeriğiyle uygun olmayan şekilde sanığın zararı ödemediğinden bahisle hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d-Kasıtlı suçtan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e-Açılan davanın niteliğine göre, suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, tebliğnameye kısmen uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)