(5237 S. K. m. 66)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 17.02.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın mahkemece 08.09.2010 tarihinde kesinleştirilmesinin ardından deneme süresi içerisinde Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/455 Esas 2013/191 Karar sayılı dosyasına konu suçu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı ve mahkemesince duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda da temyize konu 22.05.2015 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, Gümrük İdaresinin davaya katılma hakkının olmadığı ve mahkemece katılmasına karar verilmesinin de yasa yollarını kullanma hakkını vermeyeceği, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 17.02.2010 tarihli hükme yönelik Gümrük idaresinin değil, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun itiraz hakkının bulunduğu, mahkemece 17.02.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı, kaldırılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu usulüne uygun tebliğ edilmediğinden hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kesinleşmediği, denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 24.04.2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması mümkün değil ise de zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın ilk kez mahkemede ifadesinin alındığı 12.01.2010 tarihi ile hükmün inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş; suçtan zarar gören ... vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nin 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı sebebiyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, dava konusu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 13.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)