MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında "...işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi..." sıfatıyla, yine aynı maddede geçen "...Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma..." seçimlik fiillerinin işlendiği ve şikayetçinin bilgi ve rızası dışında adına numara taşıma sözleşmesinin sanığın yetkilisi olduğu Umut İletişim adlı iş yerinde düzenlenmiş olduğu iddiasıyla kamu davasının açıldığı somut olayda; suça konu abonelik sözleşmesi ekinde yer alan kimlik fotokopisi üzerindeki fotoğraf ile dosya arasında bulunan şikayetçiye ait olan kimlik fotokopisi üzerindeki fotoğrafın birbirinden farklı olduğu anlaşılmakla, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi için şikayetçinin açık ve anlaşılabilir fotoğraflarının olduğu belgeler getirtilerek abonelik sözleşmesi ekinde yer alan kimlikteki fotoğrafın şikayetçiye ait olup olmadığı araştırılıp mahkeme huzurunda hazır edilen şikayetçi ile fotoğrafların karşılaştırması da yapılarak sanığın abonelik sözleşmeleri düzenlenirken sahte kimlik belgesi ile yanıltılıp yanıltılmadığının belirlenmesi; yanıltılmadığının anlaşılması halinde ise, suça konu sözleşme üzerinde sanığın yetkilisi olduğunu kabul ettiği bayinin kaşesi olması ve bu işlemden sanığın bizzat menfaat sağlaması karşısında, mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatine verilmesi
Kabule göre ise;
Suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, anılan kuruma duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle, CMK'nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve suçtan zarar gören vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy