(5237 S. K. m. 43)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-5607 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerine yönelik incelemede,
Dosya kapsamındaki hükme esas alınmaya uygun bilirkişi raporunda sigara sarma makinelerinin yabancı menşeili ve kaçak olduğuna dair tespit bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
B-4733 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerine ilişkin incelemede, Başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 4733 sayılı Tütün, Tütün mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'da düzenlenmiş olan ve kısaca "tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinde bandrol, etiket, hologram, pul, damga ve benzeri işaret bulundurma zorunluluğuna aykırılık" olarak tanımlanan suçla korunan hukuki yarar, öncelikle tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinin ithali, satışı, üretimi, ticareti ve tüketiminin belirli kurallara bağlanılarak bireylerin yaşam haklarının güvenceye alınmasıdır. Bununla birlikte, bu ürünler üzerinde bulundurulması gerekli bandrol ve benzeri işaretlerle Devletin vergi, harç vb. şekilde ortaya çıkan mali yararlarının da korunması amaçlanmaktadır. Bu itibarla tütün, tütün mamulleri ve alkol ürünlerinde bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulundurma zorunluluğuna aykırılık suçlarının mağdurunun da Devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan ve yaşam hakkını koruma yükümlülüğü altındaki bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 02/01/2010, 01/02/2010 ve 18/02/2010 tarihlerinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davaları üzerine Cihanbeyli 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2010/36 Esas, 2010/280 Karar sayılı, Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2010/196 Esas, 2011/238 Karar sayılı ve Kulu Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2010/54 Esas, 2010/174 Karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay 7. Ceza Dairesince 2012/30323, 2013/10806 ve 2013/9404 Esas numaraları üzerinden incelenip onanarak ve düzeltilerek onanarak kesinleşmesi karşısında; Anılan dosyalar getirtilip incelenerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)