5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca (6 kez) 840,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2015 tarihli ve 2015/183 esas, 2015/1592 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 30/01/2019 gün ve 94660652-105-06-16039-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/02/2019 gün ve KYB 2019-13315 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, katılanın bilgisi dışında altı adet sahte cep telefonu aboneliği sözleşmesi düzenlediğinden bahisle sanığın mahkûmiyetine karar verilmişse de, dosyada mevcut 09/10/2014 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu abonelik sözleşmelerinde yer alan imzaların sanığa ait olmadığının tespit edildiği, yine sanığın tüm aşamalarda vermiş olduğu beyanlarında da üzerine atılı bulunan suçlamayı kabul etmeyerek bahse konu sözleşmelerin alt bayii tarafından aktive edildiğini belirttiği anlaşılmakla, yargılama aşamasında da sanık aleyhine bir delil elde edilemeksizin sadece sözleşmelerin sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu acente tarafından gerçekleştirildiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın şikayetçi adına 29.03.2009 günü beş ayrı abonelik sözleşmesi hazırlaması yönündeki aynı anda aynı mağdur hakkında birden fazla sözleşme hazırlanması yönündeki eyleminin belirlenecek cezada alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren ve TCK'nın 61. maddesinde yazılı bir takdiri artırım (teşdit) sebebi olmasına karşın 5 kez ayrı ayrı 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmış olduğunun anlaşılması karşısında, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy