MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan vekilinin şikayeti üzerine sanığın iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen iki çift terlik üzerinde bulunan markanın katılan adına tescilli " Ferrari" markası ile iktibas veya iltibas yaratacak şekilde taklit edildiği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda ürünlerin "akınalbella" markalı ürünler olduğunu ve taklit olduğunu bilmediğini savunması, UYAP aracılığı ile Türk Patent ve Marka Kurumu sorgu sisteminden yapılan araştırmada "akınalbella" ve "akınal" markalarının 25. ve 35. emtia sınıflarında dava dışı Akınal Ayakkabıcılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli olduğunun tespit edilmesi, sanığın dava konusu ürünlerin tedarikine ilişkin fatura sunması ve dosyada mevcut bilirkişi raporunda yer alan fotoğrafların incelenmesinde ise dava konusu beyaz renkli terliğin sol üst kısmında "akınal" ibaresinin görünür şekilde ön planda olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu ürünler ile orijinal ürünler arasında renk, genel görünüm ve insan duyularında bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas dahi oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2-5237 sayılı TCK'nin 51/7. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine ilişkin ihtarın yapılması gerektiği gözetilmeden, “aynı yasanın 7. maddesindeki ihtarın yapılmasına” karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK'nin 51/8. maddesi uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiğinin gözetilmesi,
4- Adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nin 52/2. maddesi yerine TCK’nin 50. ve 52. maddeleri yazılması suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama gideri miktar olarak belirtilmediği ve kısa karar altında masraf dökümü gösterilmediği halde, gerekçeli kararda 318,00-TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline hükmedilerek kararda çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy