(818 S. K. m. 101, 104, 490, 491) (2004 S. K. m. 144, 169)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün, reddi gerekir.
2- Davacı banka tarafından müşterisi Cem ile aralarında yapılan kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan ikrazda, diğer davalı şirket sözleşmedeki limit içinde sorumludur. Davalı borçlunun bankadan aldığı borç karşılığı verilen senetlerle borcun gerek icra takip doysasına ve gerekse bankaya haricen ve kısmen ödendiği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Kural olarak hesabın katedildiği tarihte borç muaccel hale gelmiş olup, borçlu ve kefiline yapılacak ihtarla temerrütleri oluşur ve kefil de kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Davacı banka borcun katedildiği tarihte oluşan ana para ve faiz alacağını takip konusu yapmış olup, bilirkişi incelemesinde de bu miktarda bir hatanın bulunmadıı belirtilmektedir. Ancak, hesabın katından ve icra takibinden sonra, mahkemede açılan bu davanın devamı sırasında ve bilirkişi incelemesinin yapıldığı süreye kadar davalıların bu hesabına karşılık muhtelif şekillerde ödemelerde bulundukları halde bu dönemlerin miktarı kesin olarak saptanıp icra takibindeki borç ve fer'ilerini karşılar ise, bu takdirde davanın konusunun kamayacağı aşikardır. Borcun kısmen karşılanmış olması halinde ise, alacağın aynen tahsiline imkan verecek şekilde icra takibinin devamına imkan verecek bir karar halinde, borçlunun mükerrer ödemesinin zorunlu hale geleceği düşünülerek mahkemenin itirazın iptali kararını kalan borç miktarına göre vermesinin uygun olacağı dairemizin yerleşmiş görüş ve kararıdır. Bu durumda, mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak itirazın iptali ile icra takibine olanak veren alacak miktarının tespit edilmesi ve dava tarihindeki borç miktarı gözetilerek inkar tazminatının hesaplanması ve soncuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bette gösterilen nedenle hükmün davalılar yararına (BOZULMASINA), 250.000 lira duruşma avukatlılık ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, davalıların peşin harçlarının istek halinde iadesine, 4.3.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy