(6762 S. K. m. 20, 21) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı yanında oniki yıldan beri işçi olarak çalıştığını, davalının kredi alabilmesi için, 18.7.1990, 9.9.1990 ve 14.9.1990 ödeme günlü 100'er milyon TL.lık bonolar ile 3.9.1990 ödeme günlü 300 milyon TL.lık dava konusu bononun "hatır bonosu" olarak düzenlendiğini, senetlerin bankanın teminat hesaplarına geçirilmesi nedeniyle ve banka ile yapılan kredi sözleşmesi gereği sırf kredi alınmasını sağlamak amacıyla verilmesi, "malen" kaydını taşımasına karşın böyle bir alışverişin gerçekleşmediğinden sözle borçlu olmadığının saptanmasına ve senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili savunmasında; müvekkilinin senette yazılı değerde mal (Altın) verdiğini, verilen malın ticari işletmesinin iştigal konusu dışında olduğu için ticari defterlerine kayıt etmediğini başka senetlerin karşılıksız olduğuna karar verilmesi, dava konusu senedin karşılıksız olduğunu göstermeyeceğinden sözle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hatır bonosu iddiasını yazılı belgeyle kanıtlayamadığı ve and önerisinde bulunmamasına dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Davacı, dava konusu senet ile daha önce açılıp sonuçlanan davalarda borçlu olmadığuının saptanmasına karar verilen senetlerin, davalının kredi almasını sağlamak amacıyle verildiğini ileri sürmüştür. Buna karşılık davalı iptali istenen ve malen kayldını içeren senedin ticari işletme konusuyla ilgili olmadığını, ticari ilişki dışında verildiğini savunmuştur.
Davaya neden olan senetlerin, davalının ticari işletmesiyle ilgili olarak bankada kullanılması halinde bunun ticari iş sayılacağı kabul edilmelidir. Zira, ticari bir işlemi kolaylaştırmak için yapılan veya ona bağlı bulunan fer'i bir takım işlemler dahi ticari işlerden sayılır. Bunun dışında bir tacirin işlemleri yasal olarak tutmak zorunda olduğu defterlerde kaydının olmasını gerektirir.
Bu durumda, yanlar arasında daha önce görülen davalarda dava konusu edilen senetlerle, bu kez dava konusu edilen senetlerin ne şekilde kullanıldığı sorulmalı, teminat hesapları, Genel Kredi Sözleşmesi kayıtları ve yanlar arasındaki sözleşmelerin celbi için Türkiye Garanti Bankası Çorlu Şubesi'ne yazı yazılmalıdır.
2 - Ayrıca, dava konusu 3.9.1990 vade günlü 300 milyon TL.lık senet aslı ile daha önce karara bağlanan dosyalarda dava konusu edilen 18.7.1990 - 9.9.1990 ve 14.9.1990 vade günlü senetlerin aslı getirtilip, dosyaya konulmalıdır.
3 - Keza, yanlar arasında daha önce görülmüş olup, dava konusu senetle bağlantılı olduğu bildirilen senetlere ilişkin aynı mahkemenin, 1990/747 esas, 1991/11 karar ve 1990/573 esas, 1991/24 karar sayılı dosyaların celbiyle dosya arasına konulmalıdır.
Böylece tüm kanıtlar toplandıktan sonra, dava konusu senedin, bankacılık işleminde ne suretle kullanıldığı, davalının ticari işletmesiyle ilgisi ve karara konu senetlerle bağlantısı araştırılarak gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 23.9.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy