(2004 S. K. m. 195, 196, 206/1) (743 S. K. m. 790/3)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı bankanın müflis şirketten olan alacağının rüçhanlı olarak masaya kaydı isteğinin bir kısmının İflas İdaresince reddedilmesi üzerine, kayıt ve kabule ilişkin açılan dava üzerine mahkemece, davacı isteğinin iflastan sonra işleyen faize ilişkin bulunmasına, İİK.nun 196. maddesi koşullarına göre bu tür faiz alacaklarının masaya kaydı gerekmiyeceği nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Davacı bankanın müflis şirketten alacağı gayrimenkul ipoteği ile teminatlı olup, davacı bu alacağını işleyen faizi ile birlikte masaya rüçhanlı alacak olarak kaydını istemiştir. Kaydı istenen alacak ve faiz tutarı, ipotek limiti içinde bulunduğu halde İflas İdaresi, iflas tarihinden sonra işleyen faizleri reddedip, iflas tarihi itibariyle gerçekleşen davacı alacağını masaya rüçhanlı olarak kaydetmiştir. İflas İdaresinin bu işlemi İİK.nun 195 ve 196. maddeleri kapsamında kalan rehinsiz alacaklarla ilgilidir. Oysa davacı alacağı gayrimenkul rehinlidir. İİK.nun 195. maddesinde açıklandığı üzere alacağı gayrimenkul rehni ile temin edilmiş alacaklar bu maddenin uygulaması dışında bırakılmışlardır. Aynı şekilde 195. madde kapsamındaki alacakların faizlerine ilişkin düzenlemede bulunan 196. madde hükmü de, ipotek ile temin edilmiş faiz alacaklarını kapsamı dışında bırakmıştır.
Alacakları gayrimenkul rehni ile temin edilmiş alacaklıların, o gayrimenkulün satılacak bedeli üzerinde rüçhan hakları bulunduğu İİK.nun 206/1. maddesinde kabul edilmiş ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise rehnin faiz ve teferruatına şumulü, Medeni Kanunun gayrimenkul rehnine müteallik hükümlerine göre tayin edileceği hükmedilmiştir. Medeni Kanunun 790/3. maddesinde gayrimenkul rehninin alacaklısına sağladığı güvenceler kapsamında, iflasın açılması tarihine kadar işleyen faizler ile iflasın açılmasından sonra rehnin satışına kadar işleyecek faizleri de kabul etmiştir.
Bu durumda, rehinle temin edilmiş alacağın, rehnin satışına kadar işleyecek faizinin de o gayrimenkulün bedeli üzerinde rüçhaniyeti vardır. O halde, davacı bankanın talebine konu ve ipotek limiti içinde kalan faiz alacağının da rüçhanlı alacak olarak kabulü gerektiği gözetilmeden davanın reddedilmesi anılan yasa hükümlerine aykırı ve isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.10.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy