(2004 S. K. m. 170)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından açılan menfi tesbit davasında, davalının icra takibine konu ettiği senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı, senedin sahte olduğu ve davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece borçlunun imzaya itirazı üzerine İcra Tetkik Merciince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporla yetinilerek senetteki imzanın borçlunun eli mahsulü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Borçlunun imzaya itirazı üzerine dar yetkili mercice verilen karar menfi tesbit davası yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı gibi mercice alınan bilirkişi raporu da kesin delil niteliğinde olmadığından davacının imzaya ilişkin itirazları gözetilerek bu konuda varsa taraf delilleri de toplanarak yeniden üç kişilik uzman bilirkişi kurulu kanalı ile inceleme yaptırılarak rapor alınması ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken bu yön düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 12.11.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy