(6762 s. TTK m. 112) (818 S. K. m. 404)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin daimi olarak yürüttüğü aracılık ve tellallık işleri cümlesinden olarak, davalı şirket adına Torbalı'da bir taşınmazın alınması hususunda tellallık işini üstlendiğini, satışın gerçekleştirilmesine rağmen fatura edilen tellallık ücretinin davalı tarafca ödenmemesi üzerine geçilen icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirerek takibe vaki haksız itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince davaya karşı verilen cevapta, Torbalı'da alınan arazi ile ilgili olarak davacı şirketin hiçbir hizmet vermediğini, kaldıki taraflar arasında yazılı bir gayrimenkul tellallığı akdi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini, haksız takip nedeniyle yararlarına % 40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine, davalı taraf yararına hükmolunan % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz olunmuştur.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle Türk Ticaret Kanununun Meriyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun ile Borçlar Kanununun 404. maddesine eklenen üçüncü fıkra gayrimenkul tellallığı yönünden kurulmuş özel bir hüküm olup, bu konudaki akdi ilişkinin davacı tarafından yazılı belge ile kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2 - Davacı vekili 5.12.1989 tarihli dava dilekçesinde, asıl alacak dışında yaptığı masraflar karşılığı olan 2.541.900 liranın da davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş ve dosya arasında mevcut davalı tarafa ait 13.10.1989 günlü yazıda bu miktar meblağın ödenmesi kabul edilmiş bulunmasına göre talebin bu yöne ilişen bölümünün tahsiline karar verilmek gerekirken bu yönden yanılgıya düşülerek davanın tümünün reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda bir nolu bendde yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, iki sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı yararına takdir olunan 100.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalı tarafdan tahsiline, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 5.5.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. *
Full & Egal Universal Law Academy