(818 S. K. m. 101,104, 491) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin içeriği dışında kalan öbür temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2- Davacı, kredi sözleşmesinin ortaklaşa ve dayanışmalı kefilidir. Sorumluluğu kredi sözleşmesinde saptanan kefalet limiti ve bu limite eklenebilecek olan kendi direniminden doğan faiz ve ferileriyle sınırlıdır. Hesabı kat eden banka tarafından dayanışmalı kefile BK.nın 101. ve 491. maddeleri doğrultusunda ihtarda bulunulmadıkça dayanışmalı kefilin direnimi oluşmaz. Mahkemece bu ilkeler gözetilerek davacı kefilin borçtan sorumluluk miktarın saptanması ve BK.nın 104. maddesi hükmünün de ihlal edilmemesi koşuluyla sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde noksan soruşturmayla hüküm kurulması isabetsizdir.
3- Öbür yandan İİY.nın 72/4. maddesi uyarınca açtığı olumsuz saptama davası reddolunan borçlunun, tazminata mahkum edilebilmesi için, bu dava sırasında bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu kararın uygulanması nedeniyle davalının alacağını geç almış bulunması koşuldur. Oysa somut olayda böyle bir ihtiyati tedbir kararı verilip verilmediği, verilmişse eylemli uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davanın haksız açıldığından sözle davacı yararına tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenle öbür temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde belirtilen nedenlerle yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy