(1086 S. K. m. 163) (818 S. K. m. 41, 53)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Davacı vekili tarafından trafik kazası sonunda müvekkilinin vasıtasında husule gelen hasarın tazmini için açmış olduğu davada, yerel mahkemece davalı tarafça kabul edilmeyen hazırlık soruşturması aşamasında trafik komiserinden alınan kusura ilişkin düşünce ile delil tespiti sonunda alınan tazminatla ilgili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir.
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davası henüz sonuçlanmamış olduğundan, tarafların olayın oluşundaki kusur oranlarının yaptırılacak bilirkişi tetkikatı ile tespiti gerekir. Keza, delil tespiti sonunda alınan tazminata ait raporu da davalı taraf kabul etmediğinden bu hususla ilgili olarak da uzman bilirkişiden düşünce alınmalıdır.
Gerek kusur ve gerekse zararın tespiti için bilirkişi düşüncesi alınması yolunda verilen ara kararının, davada kendisine kanıt yükümlülüğü düşen davacı tarafça verilen süre ve kesin süreye rağmen yerine getirilmemesi üzerine yerel mahkeme, hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi düşüncesi ile delil tespiti sonunda alınan tazminat raporunu esas alarak hüküm oluşturmuştur.
Somut olayda davanın sonuçlandırılabilmesi için kusur ve tazminata ilişkin bilirkişi raporu alınmalıdır. Bu yönden gerekli giderlerin yatırılması için verilen kesin süreye rağmen giderler yatırılmadığı takdirde HUMK. nun 163. maddesi gereğince hak düşer ve davacı iddiasını ispat edemediği için davasının reddine karar vermek gerekir.
Ancak, bunun için de giderlerin yatırılması ile ilgili olarak verilen kesin süreye ait ara kararında süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve özellikle bizzat asil tarafından takip edilen davalarda tarafın uyarılması gerekir.
Öyleyse mahkemece yapılacak iş; davada kendisine kanıt yükü düşen davacı tarafa giderlerin yatırılması için kesin süre verilmeli ve süreye uyulmadığı takdirde davasının reddedileceği açıklanmalı, gerekirse uyarı yapılmalı ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy