(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, trafik olayı sonucu biçerdöverinin onarım süresinin 45 gün olacağını, yaptığı sözleşmeler nedeniyle yoksun kalınan bedelin alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı yanıtında, davacının sigorta şirketi ve sigortalarını ibra etmesi nedeniyle ödence istenemeyeceği, esasen olayda kusurlu olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davacının olay nedeniyle 45 gün süreyle iş ve gücünden kaldığı, günlük kazanç miktarı dikkate alınarak istemle bağlı kalma kuralına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ve vekilinin imzasını taşıyan ibranamede, olaya karışan biçerdöver hasarına karşılık sigortaca belirlenen kusuru düşülerek belirlenen miktarın ödendiği, sigorta şirketi ve sigortalısını tamamen ve bila rücu ibra ettiği açıklanmıştır. Hasar kapsamında iş kaybı ( 20 gün x 500.000.TL) olarak 10.000.000.-lira dikkate alındığı sigorta şirketinin 13.8.1992 günlü yazısından anlaşılmıştır.
İbra, niteliği gereği haksız eylem doğurduğu bütün hukuksal sonuçları ortadan kaldıran bir tasarruftur. Bu durumda sigorta şirketi ile davacı arasında yapılan anlaşmaya konu ödeme içinde dava konusunu oluşturan iş kaybına ilişkin bölümde yer alması nedeniyle geri kalan miktar ya da kazanç kaybı olarak artık sigortalı davalıya başvurma olanağı kalmadığından davanın reddi gerekirken, yazılı biçimde kabulü doğru değildir.
Mahkemenin kabulüne göre de; davaya karışan araçların birlikte kusuru saptanmadan olayda tamamen davalı yan kusurlu imiş gibi değerlendirme yapılmıştır.
Birlikte kusurun saptanması HUMK. nun 275 ve izleyen maddeleri hükümleri uyarınca trafik kurallarının uygulanması bakımından özel bilgiye gereksinme gösteren yönlerdendir. Bu itibarla birlikte kusurun, trafik kurallarından anlayan yeterli bilirkişi incelemesiyle saptanması gerekir. Birlikte kusur böylece saptandıktan sonra, ödence tutarı yönünden yine araçta oluşan hasarlar nedeniyle kaç gün iş ve güçten kalacağı, o çevredeki koşullar gözetilerek bir biçerdöverin günlük kazancının kaç lira olduğu uzman bilirkişi eliyle belirlenmelidir. Zarar miktarından davalının kusuru oranında sorumlu bulunması karşısında kusur oranına eş düşen bölüm hesaplanarak ortaya çıkan miktar hüküm altına alınmalıdır. Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren durumlarda uzman bilirkişilerden yararlanmak gerekirken, mahkemece doğrudan doğruya genel bilgi çevresinde hesaplama yapılarak sorunun çözümü yöntem kurallarına aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy