(2004 S. K. m. 264)
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Davacı tarafından alınan ihtiyati haciz kararı 25.6.1993 tarihinde uygulanarak, alacağı kısmen karşılayacak miktarda borçlunun malları üzerine haciz konulmuştur. Alacaklının yüzüne karşı yapılmış bu uygulama, İ.İ.K.nun 264. maddesi uyarınca, 7 günlük süre içinde ihtiyati haczi tamamlayan merasim ikmal edilmedikçe hükümsüz kalır. Borcun tamamını karşılar haczin yapılması anılan yasa hükmünde açıkça yer almamış olup, haczin kısmen alacağı karşılar miktarda yapılmış olması durumunda da yasa hükmünün uygulanmasını gerektirir. Nitekim alacaklı ihtiyati haciz merasiminden sonra takibin kesinleşmesi aşamasına kadar, alacağından noksan kısım için ihtiyati haciz kararını infaz ettirme olanağına sahiptir. Bu durumda, ihtiyati haczin infaz edildiği 25.6.1993 tarihinden itibaren 7 gün içinde yasal merasimin yerine getirilmediği anlaşılmakla davacının sıra cetveline itirazının reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy