(818 S. K. m. 182)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu:
KARAR
Davacı bu davasında; davalılara satıp teslim ettiği mobilya karşılığında davalıların hamili olduğu 30.10.1990 tarihli 3.000.000.- liralık çeki kendisine ciro ettiklerini, ancak, çekin karşılıksız çıktığını, yaptığı ilamsız icra takibine davalıların borçlu olmadıkları yolunda itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Muzaffer C. cevabında davacıdan peşin olarak mobilya alıp, bedelini ödediğini, bunun faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olmasından da anlaşıldığını, söz konusu çekin sipariş edilen mobilya bedeline karşılık ciro edildiğini, ancak bu mobilyaların teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiş, yargılama yokluğunda yapılarak bidirilmiştir.
Mahkemece çekin başkaca satın alınacak mobilyalar karşılığı verildiğini davalıların yazılı delille ispat edemediği, davalı Muzaffer'in teklif ettiği yemini davacının eda ettiği ve böylece davanın sabit olduğu sonucuna varılarak, aynen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Dava; satılıp teslim edildiği çekişmesiz olan mobilyaların karşılığı olarak verildiği iddia edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle bedelinin tahsili yolunda yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Söz konusu mobilyaların satışına ilişkin olup, davacı tarafından davalılar adına düzenlenen 5.6.1990 tarih 3.190.000.- liralık fatura kapalı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil etmektedir. Esasen B.K.nun 182/f.2. maddesi hükmüne göre menkul satışı kaideden peşin olup, veresiye satış yapıldığını öne süren satıcının bunu kanıtlaması gerekir.
Faturanın karşılığında çek alınmış olması nedeniyle, kapalı olarak düzenlendiği düşünülür ise de, söz konusu çekin 30.10.1990 keşide tarihli olmasına karşılık faturanın daha önceki bir tarih olan 6.5.1990 tarihini taşıması ve öte yandan üçüncü bir kişi tarafından keşide edilip, davalıların cirosu ile davacıya geçmesi nedeniyle, fatura tanzim edilirken ileri tarihli olarak keşide edilmiş olabileceğinin düşünülemeyeceği ve öte yandan fatura bedeli ile çek tutarının mutabık da olmaması sebebiyle anılan çekin sözkonusu fatura bedeline yönelik olarak verilmediğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan ve ispat külfeti davalılara düşmediği halde, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. (¤¤)
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacıya satışın veresiye olduğu ve fatura bedelini davalıların ödemediğini ve borçlu olduklarının temel ilişkiye dayanarak ispat olanağı tanınmak ve gerektiğinde delil listesinde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığı gözetilip, yemin hakkı hatırlatılmak suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.4.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy