(2709 S. K. m. 129/5)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Davacı taraf açmış olduğu davada, davalının kullandığı kanal kazıcısı iş makinesini, birdenbire geri manevra yaptırarak aracına çarptığını ileri sürerek, doğan zararın davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise verdiği cevap delikçesinde, makineyi kullanan bir kamu görevlisi olması sebebiyle, Anayasa'nın 129. maddesi gereğince, hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkeme ise, husumet itirazı açık bulunmadığı gerekçesiyle, bilirkişi aracılığıyla saptadığı zararı hüküm altına almıştır.
Dosya içinde bir örneği mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre, davalının kullandığı makinenin T.E.K.'na ait olduğu anlaşılmaktadır. Aracı kullanan davalının da, bu kuruma ait memur veya işçi olması gerekir. Bu durumda, Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrası gereğince; memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir.
Bu nedenle davalının, bu durumda görevli bir kamu görevlisi olup, olmadığı yönünde araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde, husumet itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle, hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy