(818 S. K. m. 162, 165, 167, 168) (2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu Zorluer Tavukçuluk Ltd. Şti. nin borcuna karşılık davalılardan Albert Dalva'ya verilen senetlerin teminatı olarak müvekkiline ait taşınmaz üzerine Albert Dalva lehine ipotek tesis edildiğini, dava dışı Ünal Köylü'ye Albert Dalva tarafından ciro edilen senetlerin bedelinin ödendiğini, lehine ipotek tesis edilen davalının, ipotek hakkını diğer davalı Şükrü K.'a devir ve temlik ettiğini, bu davalının da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, senetlerdeki borcun teminatı olarak verilen ipoteğin senet bedellerinin ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şükrü K. vekili cevabında; ipotek akit tablosunda davacının iddia ettiği senetlerle ilgili kayıt ve bilgi bulunmadığını belirterek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Albert Dalva cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, ipotek akit tablosunda ipoteğin senetlerin teminatı olarak verildiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, Albert Dalva'nın ipoteğe konu alacakla ilgisi kalmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davalı Şükrü K. lehine %40 tazminata karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Albert Dalva, lehine tesis edilen 18.2.1991 tarihli ipotek akit tablosundaki alacağını 4.3.1992 tarihinde 35.000.000 TL. bedelle diğer davalı Şükrü K.'a temlik etmiştir. İpotekli alacağın temliki BK.nun 162. vd. maddeleri hükümlerine bağlıdır. İpotek hakkı alacağa bağlı fer'i bir sınırlı ayni hak olduğundan, alacağın temliki ile rehin hakkı da yeni alacaklıya geçer (BK.168/1). Ancak BK.nun 165. maddesine göre temlik veya temellük eden tarafından alacağın temlik edildiği kendisine bildirilmeyen borçlu, evvelki alacaklıya iyi niyetle yaptığı ödeme ile borcundan kurtulur. Aynı yasanın 167. maddesi hükmü gereğince borçlu, temliki öğrendiği zaman temlik edene karşı sahip olduğu def'ileri, temellük edene karşı ileri sürülebilir.
Somut olayda, ipotek akit tablosunda ipoteğin senetlerde yazılı borcun teminatı olduğuna ilişkin meşruhat yoksa da, ödeme tarihleri ile senetlerin vadeleri ve miktarları aynı olduğundan, ipoteğin bu senetlerdeki borcun teminatı olarak verildiğinin kabulü gerekir. Ciro edilen senetlerden dolayı yapılan takip üzerine 6.3.1992 tarihinde ödeme yapılarak icra dosyası infaz edilmiştir. İpotekli alacağı temlik alan Sabri K.'ın, alacağı temellük ettiğini, senetlerle ilgili borcun ödendiğini 6.3.1992 tarihinden önce davacıya bildirdiğine ilişkin delil ibraz edilmediğine göre, ipotekle temin edilmiş alacak ortadan kalkmıştır. Her ne kadar Şükrü K. ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takipte icra emri 6.3.1992 tarihinde borçluya tebliğ edilmişse de, icra emrinde sadece ipotek senedi eklenip, temlikname eklenmediğinden ve belirtilmediğinden borçlunun temliknameyi daha önce öğrendiği kabul edilemez. Kaldı ki, senetlerle ilgili dosya borcuna ait anlaşma 6.3.1992 tarihinde saat 9.45'de yapılmış olup, davalının icra emrinin daha önce tebliğ edildiğine ilişkin iddia ve kanıtı da bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının ipotekle temin edilmiş alacaktan dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 08.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy