(1086 S. K. m.287)
DAVA VE Karar: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasında; taraflar arasında menkul kıymet alım-satımı konusunda yazılı anlaşma yapıldığını, davacının imzalı ordinolar karşılığında alım-satım emirleri verdiğini, davalının, davacının talimatı olmadan işlem yaparak davacıyı borçlandırdığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini iddia ve talep etmiştir.
Davalı taraf, davacının telefonla veya şifaen verdiği emirlerle işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkeme ise, davalı tarafça itirazın kaldırılması ile ilgili olarak Kartal İcra Hakimliğinde açılan davada, daha evvel 14.10.1992 tarihli raporu ile davalı lehine görüşünü açıklayan aynı bilirkişiden aldığı ve davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeyi yansıtan rapora dayanarak davanın reddine karar verilmiş olup, davacı taraf yasal süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
Gerek taraflar arasında yapılan "taahhütname" başlıklı sözleşme ve gerekse, Resmi Gazetede yayınlanan İstanbul Menkul Kıymetler Borsa Yönetmeliğinin 19. maddesi, müşteri tarafından verilen emirlerin özellikle çekişmeye konu şifai emirlerin ne şekilde işleme tabii tutulacağı yolunda hükümler içermektedir. Özellikle, taraflar arasında yapılan Sözleşmenin 2. maddesi, Usül Kanununun 287. maddesine uygun delil sözleşmesi niteliğindedir. Bilirkişi bu hükümleri nazara almadan davalı defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonunda görüşünü bildirmiş olup, verdiği rapor hüküm kurmak için yeterli değildir. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; daha evvel bu konuda görüşünü açıklamamış olan tarafsız ve Menkul Kıymetler Borsası konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, anılan sözleşme hükmü ve yönetmelik hükümleri ve listeleri gözönünde bulundurularak, davacıyı borçlandıran işlemlerden evvel ve sonra yapılan işlemlerin davalı ticari defterlerine geçiş şekli ve tarihleri de gözetmek suretiyle davacı aleyhine mukdes kayıt düşülmüş olup olmadığı da nazara alınarak rapor almak ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde İadesine, 2.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy