(818 S. K. m. 41,53) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacıların oğlunun ölümü ile meydana gelen trafik kazası sonucu açılan kamu davasında, davalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle beraat etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar açtıkları bu davada, davalının olayda kusuru olduğunu iddia ederek tazminat talep etmişlerdir. BK'nun 53.maddesi hükmünce hukuk hakimi, kusur olup olmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun mesuliyetine dahil olduğu hükümlerle bağlı olmadığı gibi Ceza Mahkemesinden verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve tayini hususunda dahi hukuk hakimini bağlamaz hükmünde bulunmuştur. Ancak hukuk hakimi Ceza Mahkemesindeki kazanın oluşu ile ilgili saptadığı maddi olgularla, diğer bir anlatımla olayın meydana gelişi ile ilgili maddi olgularla bağlıdır. Bu ilkeler doğrultusunda Ceza Mahkemesi dosyasındaki olayın meydana gelişi ile ilgili ve mahkemenin kabulündeki olgular gözetilerek, gerektiğinde İ.T.Ü. Karayolları Kürsü'sünden veya Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu ile inceleme yaptırılıp, ceza dosyasındaki kusur raporu da bu bilirkişilerce gözetilip, irdelenmek suretiyle alınacak bilirkişi raporundaki saptanacak kusur oranına göre davalıya izafesi kabil kusur mevcutsa, bu durumda tazminata yönelik yaptıracağı inceleme sonucuna uygun bir karar vermesi gerekirken, noksan tahkikatla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy