(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle reddedilen davalı İ.-Baskı A.Ş. bakımından vekalet ücreti takdir edilmiş olmasına ve manevi tazminata hükmolunmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2- Hükme dayanak yapılan tazminatın hesaplanması ile ilgili bilirkişi raporunda, davacı yanca ödendiği kabul edilen faturalı giderlere dair açık ve kesin bir ifade kullanılmadan, davacının yurt dışına yaptığı seyahat giderleri yönünden görüş bildiren 11.12.1992 tarihli raporu da dikkate alarak tazminatın tutarı yönünden mütalaada bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ancak, dosyaya ibraz edilen 25.12.1990 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının yurt içinde ameliyatının mümkün olduğu bildirilmiş bulunduğuna göre, davalı tarafın bu yöne ilişen itirazı da dikkate alınarak 11.12.1992 tarihli raporda belirtilen giderin tazminatın hesabında dikkate alınmasının mümkün olup olmadığının karar yerinde tartışılmamış olması isabetli değildir. Bu nedenle yukarıda açıklanan durumlar dikkate alınarak davacının olay sebebiyle hak kazandığı tazminatın yeni bir bilirkişi incelemesiyle saptanması ve uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekmektedir.
3- Davacı tarafın temyizine gelince;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla birlikte, olay sebebiyle duyulan acı ve elemi kısmen de olsa giderecek boyutta takdir edilmesi gerekir. Somut olayda davacının maruz kaldığı durum ve B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmektedir. O halde hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmektedir. Diğer yandan davalı taraf yararına takdir olunan vekalet ücreti toplamında hata yapılmış olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddiyle, ikinci bentte yazılı nedenle davalının, üçüncü bentte yazılı nedenle de davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 20.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy