(818 S. K. m. 41, 43, 45, 47)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil İbrahim A. gelmiş, karşı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının yönetimindeki araç ile müvekkillerinden Şükriye Ç.'a ve müşterek çocukları Gizem Ç.'a çarparak Şükriye'nin yaralanmasına, Gizem'in ölümüne neden olduğunu belirterek her bir müvekkili için 2.500.000'er TL. maddi, 25.000.000'ar TL. da manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacıların maddi tazminata ilişkin talepleri ile davacı Şükriye'nin manevi tazminat talebinin reddine, davacı baba Nihat Ç.'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı anne Şükriye Ç.'ın kazada ölen çocuğu Gizem'in vefatı nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi için talep edilen manevi tazminat isteminin hakkaniyet ölçüleri içerisinde karşılanması gerekirken, olayda 3/8 kusurlu bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedilmesi yasaya aykırıdır.
2- Öte yandan, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla birlikte olay sebebiyle duyulan acı ve elemi kısmen de olsa giderecek boyutta takdir edilmesi gerekir. Olayın meydana geliş şekli davacıların ölene olan yakınlıkları ve BK'nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alındığında, davacı baba Nihat Ç. için takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görüldüğünden hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmek üzere kararın bu yönden de bozulması gerekmektedir.
Yukarıda birinci ve ikinci bendlerde gösterilen nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasına vekilleri gelmeyen davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy