(1086 S. K. m. 536) (2675 S. K. m. 38, 43, 44)
Dava: Taraflar arasındaki tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Necati T. ile davalı vek. Av. Hasan Ö.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili açmış olduğu davada; davalının satış sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirerek malı göndermediğini, Cenova Hububat ve Tohum Ticareti Hakem Odası Kararı ile, alacağın hüküm altına alındığını ve kararın kesinleştiğini beyan ederek, 2675 Sayılı Kanun hükümleri gereğince tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde; yargı dışı hakem kararı olması nedeniyle, kararın icra kabiliyeti taşımadığı, İtalyan Usul Hukuku hükümlerine göre, verilen normal hakem kararlarının dahi Asliye Hukuk Hakimi kararı ile icra kabiliyetini kazandığını, İtalya'da dahi icra kabiliyetini taşımayan bu kararın, 2675 Sayılı Kanun hükümlerine göre tenfizine yasal olanak bulunmadığını, davalının hakem önünde usulüne göre davet edilerek temsil edilmediğini, savunma hakkının ihlal edildiği, bu nedenle kararın Türk Kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış bir hakem kararı bulunduğu gerekçesiyle istem gibi tenfize karar vermiştir.
Yukarıda değinildiği gibi davalı yan, irrituale yargı dışı bir hakem kararı olması itibariyle bu kararın, İtalya'da dahi icra kabiliyetini taşımadığını savunmuştur. Dosyada bulunan bilgilerden tespit edildiği gibi, İtalyan Hukuk Mahkemeleri Usul Kanununun tahkimle ilgili 825. maddesi, bizim Usul Kanunumuzun 536. maddesine benzer bir hüküm içermekte ve kararın hakemlerce imzasından itibaren, 5 günlük kesin süre içinde kararın verildiği yerdeki mahkeme kalemine tevdii edileceği ve hakimin, kararın vaktinde tevdii edildiğini ve gerekli formalitelere uygunluğunu tespit ettikten sonra, kararın icra kabiliyetini haiz olduğuna karar vereceğini belirtmektedir.
Tenfizi talep edilen karar altındaki kesinleşme şerhinin, yetkili İtalyan Mahkemesi Hakimi tarafından verilmesi gerekirken, oda sekreterinin onayladığı görülmüştür.
2675 Sayılı Kanunun 43. maddesi kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış hakem kararlarına değinmekte, bu anlatımıyla kararın yerel usul hukuku yönünden kesinleşmiş olması yanında, ayrıca icra kabiliyetini de kazanmış bulunmasını tenfize karar verebilme koşulu olarak aramaktadır. Daha açık bir ifade ile, hakem kararının verildiği yer hukukuna göre, kesinleşmiş ve yargı kararları gibi icra kabiliyetini kazanmış olması gerekir.
Tenfiz talebinin reddi sebeplerini düzenleyen aynı Yasanın 45. maddesinin i bendinde ise, kararın kesinleşmemiş olması veya icra kabiliyetini kazanmamış olması, tenfizin reddi nedeni sayılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, tenfizi istenen hakem kararının verildiği mahalde icrası kabil olduğu bildirilmiş ise de, bu görüş açıkça yerel memleket yasalarında belirlenecek bir hükme dayanmadıkça kabulü olanaksızdır.
Ayrıca, 2675 Sayılı Kanunun 44/son. maddesi gereğince, hakem kararlarının tenfizinde kıyas yoluyla uygulanması gereken, aynı kanunun 38/a maddesindeki karşılıklılık şartı yönünden de, Türkiye ile İtalya arasında akdedilen 1394 Sayılı Kanun ile onaylanan anlaşma hükümlerinde de, kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış bir kararın varlığı aranmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; tenfizi istenen hakem kararının İtalyan mevzuatına göre, İtalya'da kesinleşmiş ve icra kabiliyetini haiz bir karar niteliğinde olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında avukatla temsil edilen davalı yararına takdir olunan 750.000 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy