(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacılar vekili, ayrı ayrı açılıp bu dosyada birleşen davalarında, davacıların aynı otobüs firmasında çalıştıkları sırada güvence (teminat) olarak birbirlerine verdikleri 10.000.000. TL.'lık teminat senetlerinin daha sonra, kendileri şirketten ayrılınca, davalıların eline geçtiğini ve ayrı ayrı takip yaptıklarını, senetlerin kendilerine iade edilmesi gerektiği halde iade edilmediği için borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Davalı Hüseyin vekili verdiği cevapta, birleşen dosyalarda verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden davaların açıldığını, ayrıca teminat senedi olduğunun aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarından ve ibraz edilen 26.6.1992 tarihli belgeden davalıların takibe konu yaptıkları senetlerin teminat senedi olduğunun anlaşılmasına göre davacıların, davalıların yaptığı takiplerden dolayı borçlu olmadıklarına ve takiplerin iptaline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Karar: 1- Karar davalılardan Ramazan ... mirasçılarına 1.7.1994 tarihinde tebliğ edilip, yasal temyiz süresinin 16.7.1994 günü mesai saati sonunda dolduğu, fakat bu günün tatile (Cumartesi) rast geldiği, bu itibarla temyiz süresinin 18.7.1994 tarihi mesai saati sonuna uzadığı ve Ramazan ... mirasçıları Ümmü, Hüsniye, Güner'in temyiz dilekçelerini bu tarihte verdikleri ve böylece temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, adı geçen davalıların temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle reddine ilişkin 18.7.1994 tarihli kararın bozulmak suretiyle kaldırılmasına ve esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi.
2- Dava konusu senetlerin keşidecileri ile lehtar ve hamilleri arasındaki ilişki ve taraflar arasındaki münasebetlerin gelişimi göz önüne alındığında otobüs işletmeciliği rekabetinin önlenmesine yönelik olarak düzenlendikleri gerçek bir borcu aksettirmedikleri ve teminat fonksiyonunu da yitirdikleri senetlere hamil olan davalının da aynı meslek grubu içinde olup, taraflar arasındaki gelişmeleri baştan beri bildiği ve böylece hüsnüniyetli hamil davalı kabulünün mümkün bulunmadığı sonucuna varılmakta olduğundan, davalılar Hüseyin ..., Ümmü ..., Hüsniye ..., Güner ... ve Halil ... 'in temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 18.7.1994 tarihli ek kararının bozulmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle adı geçen davalıların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, fazla ödenen peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy