(1086 S. K. m. 290, 293)
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. N. Subaşı gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının kardeş olduğunu ve bir müddet ortak iş yaptıklarını, bilahare anlaşmazlık çıktığını ve ortaklıktan ayrıldıklarını, davalının 30.9.1988 tanzim tarihli ve 30.9.1991 vadeli 200.000.000. TL'lik senede istinaden davacı hakkında icra takibi yaptığını senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle davalıya senet nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Davacı vekili yargılama esnasında senetteki imzanın davacıya ait olduğunun, ancak davalının senedi kasadan aldığını ileri sürmüştür.
Davacı vekili senedin davacıya verilen borç para karşılığı alındığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
Davacı delil olarak, tanık deliline dayanmıştır. Mahkeme yazılı belgenin aksinin, yazılı delil ile ispat edileceği gerekçesi ile tanık dinletme talebini red etmiş ve ispat edilemeyen davanın reddine, tedbir kararı verilmediği içinde davalının inkar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesi ile, inkar tazminatı isteminin de kabule şayan bulunmadığına karar vermiş, hüküm davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, taraflar arasındaki alacağın senede bağlı olması nedeni ile artık senedin hükümsüzlüğünü tarafların kardeş olduklarından bahisle ve HUMK. nun 293/4. maddesine dayanılarak tanıkla ispatının mümkün bulunmamasına ve davacının iddiasının aynı yasanın 290. maddesi gereğince yazılı delil ile kanıtlayamamış olmamasına göre, her iki tarafın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasına gelen davacı yararına takdir edilen 750.000. TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 09.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy