(2004 S. K. m. 142) (6183 S. K. m. 21)
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Vergi Dairesi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Mahcuz malın ipotekli bulunduğu ve ipoteğin hacizlerden öncesine ilişkin bulunduğu gözetilerek satılan ipotekli ve mahcuz taşınmazın bedelinden öncelikle ipotek alacağının karşılanmasından sonra kalan paranın paylaşımı için hacizli alacaklar yönünden sıra cetveli yapılması gerekir. Diğer bir anlatımla kural olarak ipotekli alacak sıra cetveline girmez, öncelikle satış bedelinden ödenir. Uyuşmazlığa konu olayda İcra Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde ipotekli alacak ikinci sıraya alınmış ise de ipotek alacaklısı tarafından yapılan sıra cetveline ve sırasına itiraz edilmediğinden, bu alacaklı yönünden sırasının değiştirilmesi olanağı bulunmamaktadır. Sıra cetvelinde birinci sıraya alınan Sarıgöl Vergi Dairesi alacağı için merci kararında saptandığı üzere, 25.1.1993 tarihinde haciz yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa davacının alacağı ile ilgili haciz 18.11.1992 tarihli olup, takibe dayalı ödeme emrinin tebliği ve takibin kesinleşmesinin 16.12.1992 tarihi olmasına göre davacının alacağı yönünden kesinleşen haczi, sırasına itiraz edilen vergi dairesinin haczinden önce bulunmasına göre 6183 sayılı yasanın 21.maddesi hükmü gözetilerek vergi dairesinin haczinin davacının takibindeki hacze iştirak ettirilip, ipotekten arta kalan bedelin taraflar arasında garameten paylaştırılmasına karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmiş olması yanlıştır.
2- Sıra cetveline itiraza ilişkin şikayetlerde, sırasına itiraz edilen ile sıra cetvelindeki hukuku ihlal edilenler varsa bu alacaklılar aleyhine şikayet yolu ile dava açılır. Takibi yapan icra müdürlüğünün davada hasım olarak gösterilmesi gerekmez. Merci Hakimliğinin bu hususu gözetmeden, Buldan İcra Müdürlüğünü davada hasım olarak kabulü de isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 18.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy