(1086 S. K. m. 45) (2004 S. K. m. 106, 100, 110, 268)
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin borçlu aleyhinde yaptığı takip sonucunda, borçlunun 2 adet taşınmazın haczedildiğini, başka alacaklılar tarafından da haczedilen taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkiline yer verilmediğini, sıra cetvelinin İ.İ.K.'nun 100. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının satışa konu 1470 parseldeki haczinin düştüğünü, 1431 parseldeki haczinin ise, müvekkili bankanın haczinden sonra olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve delillere göre, davacının 1431 parselde 4. sırayla, 1470 parselde 1. sırada yer alması gerektiği, sıra cetvelinin hacizler ve kesinleşme tarihlerine göre yanlış olduğu gerekçesiyle, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Aynı sıra cetveline İbrahim L. tarafından, 1994/19 Esas sayılı dosyadan sıra cetveline itiraz edilerek dava açıldığı anlaşıldığından, farklı sonuçlara varılmaması için bu iki dosyanın H.U.M.K.'nun 45/3. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi gerekir. Tetkik Mercii'nin bu yönü gözden kaçırması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Mercii Hakimliğince, 1431 parselde 1. sıraya İbrahim L.' nun alacaklı olduğu 1991/4305 sayılı dosya, 2. ve 3. sırada davalı bankanın alacaklı olduğu dosyalar, 4. sıraya ise, davacı Sadık Ç.'nın alacaklı olduğu dosyanın yer alması kabul edilerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. İbrahim L.' nun bu taşınmaz üzerindeki haczi, 4.11.1991 tarihli olup, İ.İ.K.'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca, 2 yıl içinde satış istenmediğinden haczi kalkmıştır. Her ne kadar bu alacaklı, 26.10.1993 tarihinde kıymet takdiri talebinde bulunmuş ise de, kıymet takdir talebinde bulunmak ve kıymet takdir raporu alınması, satış talebi olarak kabul edilemeyeceğinden, bu alacaklının takip dosyasına, davacı ve davalının takip dosyalarından önce yer verilmesi doğru değildir.
3- Davalı Bankanın 1470 parsel üzerine koyduğu ihtiyati hacizleri 1991/2284 sayılı dosya yönünden 10.12.1991 tarihinde, 1991/2293 sayılı dosya yönünden 16.12.1991 tarihinde kesin hacze dönüşmüştür. Davacı Sadık Ç. tarafından, aynı taşınmaz üzerine 14.8.1991 tarihinde kesin haciz konulmuştur. İ.İ.K.'nun 268. maddesine göre ihtiyaten haczedilen mallar, haciz yolu ile takip hükümlerine göre icrai hacze inkılap etmezden evvel, bir diğer alacaklı tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi bu hacze kendiliğinden iştirak eder. Madde hükmünce, davalı bankanın ihtiyati hacizleri, davacının hacizlerine iştirak edeceğinden, satış bedelinin 1991/2284, 1991/2203 ve 1991/3685 Esas sayılı dosyalar arasında garameten paylaştırılması gerekir. Mercii Hakimliğince bu ilke doğrultusunda, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması anılan yasa hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda bir, iki ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy