(818 S. K. m. 47) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, 20.4.1993 tarihinde davalı Hüseyin'e ait olup diğer davalı Birol'un yönetimindeki 06 .. 786 plakalı aracın tamamen kusurlu olarak müvekkillerinin murisleri Halise C.'ye çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 160.000.000. TL. maddi, 210.000.000. TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, olayda kusurlu olanın davacıların murisi olduğunu, istenilen tazminatların fahiş olup, olayın niteliği itibariyle maddi tazminatı gerektirir bir husus bulunmadığı, ölenin 58 yaşında olup, her gün 150-200.000. TL. bedelle ev işlerinde çalışmasının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı eş Mehmet için 60.000.000. TL. maddi, 40.000.000. TL. manevi, oğul Duran için 28.287.822. TL. maddi, 30.000.000. TL. manevi, diğer davacılar Ayşe ve Sevim'in her biri için 30.000.000.'ar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren %30 yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve özellikle, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının BK.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alındığında, hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Müteveffanın olay tarihinde 57 yaşında olduğu, 71 yaşına kadar ev hizmetlerine gidebileceği ve bu itibarla 14 yıl destek sağlayacağı mahkemece kabul edilerek, bilirkişinin bu süre için destek tazminatı hesap etmesi kararlaştırılmış ise de, HUMK. nun 275. maddesi hükmü gözetildiğinde, mahkemenin böyle bir belirleme yapması doğru görülmemiştir.
Bu durumda müteveffanın, ev hizmetleri işçisi olarak çalışabileceği süre ve bundan sonrası için de kendi ev hizmetlerini yapmak suretiyle sağlayacağı desteğin neden ibaret olduğunun belirlenmesi yolunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar verilmek gerekir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy