(818 S. K. m. 47, 53) (7201 S. K. m. 12, 13) (Tebligat Tüzüğü m. 17, 18)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Manevi tazminatın takdirinde B.K.'nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Şirket vekili, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığından, davadan haberleri olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı Şirket adına çıkartılan dava dilekçesine ve duruşma gününü içerir tebligat parçasına aynı çatı altında muhatapla birlikte oturan yeğeni Yalçın Yıldırım şerhi verilmiştir.
Hükmi şahıslar adına çıkarılan tebligat, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve Tebligat Tüzüğünün 17. maddeleri gereğince, hükmi şahsı temsile yetkili mümessile yapılır. Bunların herhangi bir sebeple iş saatlerinde iş yerlerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde aynı Yasanın 13. maddesi ve Tebligat Tüzüğünün 18. maddesine göre, hükmi şahıs namına tebligat yapılabilecek bir kimseden sonra gelen görevlilere veya evrak müdürüne, bunların bulunmaması halinde o yerdeki diğer memur ve müstahdemlere, bunların şirketteki görevleri tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle tebliğ edilir. Aksi takdirde tebligat geçersizdir.
3- Mahkemece kesinleşen Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1992/957 Esas sayılı dava dosyasındaki davalı tanker sürücüsü Ethem ... 'nun 2/8 oranında kusurlu olduğunu belirleyen Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınmıştır. Ancak aynı olayla ilgili olarak açılan Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/91 Esas sayılı dava dosyasında davalı tanker sürücüsünün 8/8 oranında kusurlu olduğu saptandığı ve ceza dosyasında tanker sürücüsünün kimliği belirlenemediğinden bahisle yargılama yapılamadığı gibi, hakkında herhangi bir hüküm de kurulmamıştır. Keza, B.K.'nun 53. maddesi hükmüne göre, hukuk hakimi kural olarak gerek kusurun belirlenmesi ve gerekse derecelendirilmesi yönünden ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değildir.
Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımı yönüne ilişkin rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün ikinci bendde açıklanan nedenle davalılar, üçüncü bendde açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istekleri halinde iadesine, 11.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy