(743 S. K. m. 853, 857) (2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin borçlu L. Nazlı hakkında takibe geçerek borçluya ait aracı borçlunun elinde haczedip muhafaza altına aldığını, aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalı bankaya ayrıldığını, Bankanın yaptığı rehin işleminin geçersiz olduğunu, menkul rehin hükümlerine tabi aracın zilyetliği alacaklıya devredilmeden yapılan rehin sözleşmesinin geçerli kabul edilemeyeceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili Banka ile satışa konu aracın maliki arasında taşıt kredisi rehin sözleşmesi imzalandığını ve rehin hakkının aracın trafik siciline tescil edildiğini, borçlunun kredi taksitlerini zamanında ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, rehinli malın rehin sözleşmesinin tahsisi ile birlikte yediemin olarak B.Nazlı'ya teslim edildiğini, bu teslimin zilyetliğin devri anlamına gelmeyeceğini, üçüncü şahsın yedieminlik görevini kötüye kullanarak merhunu borçluya teslim etmesinin rehini geçersiz kılmayacağını belirterek, şikayetin reddini istemiştir.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalı Banka alacağının borçluya verilen krediden doğduğu, yediemin B. Nazlı'nın kredi sözleşmesinin kefili olması nedeniyle Bankanın önceden borçlu L. Nazlı'nın araç üzerindeki zilyetliğini devam ettireceğini bildiği veya bilmesi gerektiği, araç borçluda bulunduğu sürece Bankanın rehin hakkının bir hükmü olmadığı gerekçesiyle satış bedelinin, davacı tarafa ödenecek şekilde yeniden, sıra cetveli düzenlenmesi için sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, karar davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satışa ve bedeli paylaşıma konu araç için davalı Banka lehine 356.496.000-TL. bedel üzerinden rehin tesis edilerek rehinli aracın yediemin olarak B.Nazlı'ya teslim edildiğine ilişkin, yediemin sözleşmesi düzenlenmiştir. B.Nazlı taşıt kredisi sözleşmesinin borçlusu değil, kefili bulunduğundan yedieminin üçüncü şahıs olduğunun kabulü gerekir. Rehin sözleşmesinin düzenlenmesi ve merhunun üçüncü şahıs yediemine teslimi ile (MK. nun m. 853) rehin sözleşmesi kurulmuş olur. Bedeli paylaşıma konu aracın rehin sözleşmesi düzenlendikten sonra üçüncü kişiye değil de, borçluya teslim edildiğine dair dosyada delil bulunmadığından, rehin sözleşmesi geçerli kabul edilmektedir. Olayda MK'nun 857. maddesinin uygulanmasını gerektiren bir durum da, söz konusu olmadığından satış bedeli öncelikle rehinli alacaklıya ödenecek şekilde düzenlenen sıra cetveli doğrudur. Mercii Hakimliğince şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 30.01.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy