(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1, 1268, 1295) (818 S. K. m. 128, 544)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı Şirket vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Murat ... ile davalı vekili Av. Emir ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, ... ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'ne ait Kenan Kolotoğlu gemisinin 1987-1988-1989-1990 yılları Mecburi Mali Mesuliyet Sigortası ile navlun, sürastarya ve hukuki giderler sigortasını müvekkili şirketin yaptığını, sigorta akdi devam ederken şirketin hisselerinin el değiştirdiğini ve unvanının Ayder Dericilik ve Ticaret A.Ş.'ne çevrildiğini, sigorta primlerinin ihtara rağmen ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; sigorta akdinden doğan alacaklarının 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve alacaklının bu süreyi geçirdiğini, ... ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nin tüm hisselerinin 26.8.1988 tarihli protokolle el değiştirdiğini ve geminin adının Ayder olduğunu, protokole göre geminin doğmuş borçlarından satıcıların sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin prim borcundan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davanın T.T.K.'nun 1268. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin B.K.'nun 128. maddesi uyarınca ihbar yapılarak alacağın muaccel hale getirildiği 7.5.1991 tarihinden başladığı, takibin yapıldığı 21.9.1992 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, hisse devrine ilişkin protokol, taraflar için bağlayıcıysa da, davacı şirket yönünden bağlayıcı olmadığından, sigorta prim borçlarından davalı şirketin sorumlu olduğu, ünvan değişikliğinin bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı olan 141.834.472.-TL.'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
T.T.K.'nun 1268. maddesinde sebepsiz yere ödenmiş primin veya sigorta bedelinin geri alınması, alacakları dahil, sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmış, ancak zamanaşımının başlangıcı yönünden bir düzenleme yapılmamıştır. T.T.K.'nun 1. ve B.K.'nun 544. maddeleri uyarınca, zamanaşımı başlangıcının B.K.'nun 128. maddesi uyarınca tayin edilmesi gerekir. B.K.'nun 128. maddesi uyarınca edilmesi gerekir. B.K.'nun 128. maddesine göre, borcun eda edilmesinin gerektiği, borcun istenebileceği tarihten itibaren zamanaşımı süresi cereyan etmeye başlayacaktır. Bu nedenle Sigorta Şirketinin prim alacağı hakkında pirimin muacceliyet tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından, öncelikle primin muaccel olduğu tarihin saptanması gerekir. Eğer taraflar arasında özel bir anlaşma yoksa, poliçenin sigorta ettirene imzalatılıp, teslim edilmesiyle, (T.T.K.'nun 1295) sigorta prim alacağının ödenmesi gerektiğinden, bu tarih zamanaşımının başlangıcı olarak kabul edilmelidir. Eğer taraflar arasında primin ödenmesi konusunda bir vade tespit edilmişse, bu vade tarihinden, muhtelif vadeler tespit edilmişse, her vadenin sonunda muaccel olan alacak için zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır.
Davacı, davalı şirketten Zorunlu Mali Mesuliyet, navlun, sürastarya sigortasından dolayı prim alacağı bulunduğunu iddia ederek, bu davayı açmıştır. Bu durumda sigorta sözleşmelerinde prim ödenmesi için bir vade öngörülmüşse, zamanaşımı bu vadeden itibaren başlayacağından, mahkemece sigorta sözleşmeleri ibraz ettirilerek prim alacağı ile ilgili tarafların bir vade kararlaştırıp kararlaştırmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 750.000. TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy