(743 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 47) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, davalı Tahsin'in 6/8 oranında kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkili Güli ...'nın eşi ve diğer müvekkillerinin babası olan İsmail ...'nın ölümü nedeniyle davacıların murisinin ekonomik desteğinden yoksun kaldıklarını, olay nedeniyle ağır acı ve eleme düçar olduklarını iddia ederek, davacı eş için 1.000.000. TL., davacı çocuklar için 1.000.000'ar TL. olmak üzere toplam 5.000.000. TL. destekten yoksunluk tazminatı ile eş için 80.000.000. TL. ve çocuklar için 30.000.000'ar TL. olmak üzere toplam 200.000.000. TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri savunmalarında; müvekkillerinin kusuru olmadığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.000.000. TL. Maddi, 30.000.000. TL. manevi tazminatın 21.7.1993 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalının temyizi yönünden;
Mahkemece toplanan delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle davalı Tahir'in yargılama aşamasında ergin çağa ulaşmış bulunmasına, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranına ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, reddedilen manevi tazminat miktarına göre hesap ve takdir edilecek nisbi vekalet ücretinin olay tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 11. maddesi hükmü doğrultusunda hesap ve takdir edilmesi gerekirken, maktu ücreti vekalet verilmesinde isabet görülmediğinden, yerel mahkeme hükmünün bu yönden bozulması gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
Manevi tazminat her ne kadar zenginleşme aracı değilse de, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen dahi olsa giderilmesi amacı göz önüne alındığında, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, M.K.'nun 4. ve B.K.'nun 47. maddesindeki hükümler göz önünde tutularak davacılar yararına adalete uygun bir tutara hükmedilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davalının manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinin yanlışlığına değinen temyiz itirazlarının ve ikinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı tarafın manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istekleri halinde iadesine, 13.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy