(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dahili davalı hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat niteliğinde bulunmasına ve zararın ticari işletme ile ilgili olmadığının anlaşılmasına göre, mahkemece yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Cismani zarara uğrayan yararına manevi tazminata hükmolunabilir (B.K. madde 47). Olay sonucu davacı Mehmet ...'ın cismani zarar gördüğü iddia ve ispat edilmediği halde, adı geçen yararına da manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde, ayrı ayrı miktarları göstermeksizin davacılar için toplam 20.000.000. TL. manevi tazminat talep edilmiş olduğundan, mahkemece öncelikle bu miktarın ne kadarının olayda yaralanan davacı Funda ile ilgili olarak istenmekte olduğunun açıklattırılması ve bunu takiben de tazminat miktarının takdir ve tayinine yönelik olarak, yaralanmanın niteliğine ve tedavi süresinin belirlenmesine ilişkin raporlar ve tedavi ile ilgili diğer deliller de davacı taraftan istenip, bunların okunaklı örnekleri ibraz ettirilerek değerlendirilmeleri sonucunda davacı Funda'nın ne türde ve derecede yaralandığı saptanarak, B.K.'nun 47. maddesindeki özel haller de dikkate alınmak suretiyle uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- Davalı taraf, davacı aracındaki bir kısım hasarın olayla ilgili bulunmadığını savunduğuna göre, olayın oluş şekli itibariyle iddia edilen hasarların olay sonucu meydana gelmiş olup olmadıkları ve masraf belgeleri olarak dayanılan faturalarda görünen sarfiyatın olayda meydana gelen hasara ilişkin ve kadri marufunda bulunup bulunmadıkları ve dolayısıyla gerçek zarar miktarının ne kadar olduğu yönlerinden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmasıyla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden de eksik inceleme ile ve olaydan yaklaşık bir yıl sonra davacı tarafından yaptırılan tespit raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın ikinci bendinde açıklanan nedenlerle her iki taraf yararına, üçüncü bendinde açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istekleri halinde iadesine, 13.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy