(2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Mustafa Yeniyapan vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde, davacı vek. Av. Hasan Doğan ile davalı vek. Av. M. Mirza Doğan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi tescil edilmiş araçların noterlerce yapılmış olmayan her çeşit satış ve devirlerini geçersiz saymakta ise de; aynı yasanın 3 üncü maddesi, ilgili kimseye başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu, bu suretle işletenin bu kişi olduğunu ispat edebilmek imkanını tanımaktadır.
Davalı Mustafa vekili, kazaya karışan 40 ...... 509 plakalı kamyonun müvekkili tarafından dava dışı Süleyman Torun'a haricen satılıp işletmeciliğinin de devir ve teslim edildiğini savunarak bu savunmasını 12.11.1994 tarihli dilekçesinde tekrarlamakla birlikte buna ilişkin delillerini de serdedip hasretmiş, bu meyanda yazılı deliller arasında 23.4.1990 tarihli araç teslim tutanağı ile Süleyman Torun'a ait 1987 yılından itibaren olay tarihine kadar ki dönemle ilgili vergi ve muhasebe kayıtlarına da dayanmıştır.
Bu durumda mahkemece bu delillerin usulünce toplanıp değerlendirilmesi ile sonucuna göre husumete yönelik savunma yönünden bir hüküm kurulması gerekirken araç kaydının davalı Mustafa adına olduğundan bahisle sorumluluğu cihetine gidilmesi doğru değildir. Öte yandan ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda olaya karışan ve kaydı davalı Mustafa üzerine olan kamyon sürücüsünün kusurunun 6/8 olduğu belirtildiği halde mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan raporda aynı sürücünün olayda tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu kusur oranına davalı Mustafa vekilince itiraz edilmektedir. Davacılar vekili ise 4.5.1993 tarihli duruşmada davalı kamyon sürücüsünün kusuruna 6/8 oranında olarak kabul ettiklerini bildirmiştir. Davacılar vekilinin kusura ilişkin kabul beyanı davalı Mustafa yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiği gibi, kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de, ceza yargılamasına ilişkin dosya getirtilip dosyaya alınarak, dosya içeriği sair delillerle birlikte, uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceletilip, irdelemeli rapor alınmak suretiyle giderilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davalı taraftaki kusurun %100 olarak benimsemesi de kabul tarzı itibarı ile isabetsizdir. Ayrıca davacılar zararının dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilgili sigorta şirketlerden karşılanmış olup olmadığı tahkik olunup, karşılanmış kısım bulunduğunda bu miktarın maddi tazminata ilişkin talepten tenzili ile bakiyesine hükmolunması gereğinin düşünülmemesi de yersizdir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle mahkeme kararının davalı Mustafa Yeniyapan yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, vekili Yargıtay duruşmasına gelen Mustafa Yeniyapan yararına takdir edilen 750.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsiline 12.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy