(2004 S. K. m. 67, 289) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, teleks abonesi olan davalının tahakkuk eden borcunu ödememesi üzerine yapılan ilamsız takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin konkordato talebi üzerine verilen kararın kesinleşmediğini, ödeme yasağı olduğundan borcu ödeyemediklerini, borca itirazları bulunmadığını belirterek, inkar tazminatı talebinin reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre borçlunun konkordato takibinde bulunmasının borcunu ödemesine engel olmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağa % 30 faiz uygulanmasına, alacağın % 40'ı inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı PTT takip talebinde alacağın reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, takibe itiraz üzerine açılan bu davada mahkemece alacağa % 30 faiz uygulanmasına karar verilmiştir. 3095 Sayılı Yasanın 2. maddesinin 3.fıkrası uyarınca; arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceğinden, mahkemece yasal faize karar verilmesi anılan yasa maddesine aykırıdır.
2- Davalının temyizine gelince;
Davalı konkordato mühleti içerisinde yapılan takibe itirazda haklı bulunduklarını, bu nedenle inkar tazminatına hükmedilmeyeceğini savunmuştur. İİK.nun 289. maddesi gereğince, konkordato mühleti zarfında alacaklılar borçlu hakkında takip yapamayacaklarından, konkordato dosyası incelenip, davalının itirazında haklı olup olmadığının saptanarak, sonucuna göre inkar tazminatı hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç : Yukarda 1.bendde açıklanan nedenle kararın davacı yararına, 2.bendde açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istekleri halinde iadesine 28.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy