(2918 S. K. m. 20)
Dava: Davacı vekili, müvekkilinin 18.12.1992 tarihinde İ.... A.Ş.'den 71.502.000.-TL. bedelle 1993 model araç satın aldığını, iş kurmak amacıyla kiralık plaka arayan müvekkilinin, gazete ilanı vasıtasıyla davalının babası İsmet .... 'la tanışarak plakanın kiralanması konusunda anlaştıklarını, memur olan şahsın, tüm resmi işlemleri, kızı olan davalının adına yaptırdığını, ticari taksi plakanın araca takılabilmesi için, araç ile plakanın aynı şahsa ait olması gerektiğini, ancak, araç ve plaka çok defa aynı şahsa ait olmadığından kişilerin ortak çalıştığını ve bu ilişkinin güvene dayandığını, plakanın değeri otodan yüksek olduğundan, gerçekte satış ve teslim söz konusu olmasa bile, oto'nun plaka sahibine devredildiğini, müvekkilinin de aracın satışını 5.3.1993 tarihinde davalıya yaptığını, ancak, gerçekte böyle bir satış olmadığını, davacıdan para almadığını, amacın ticari taksi plakasının kullanımını yasal hale getirmek olduğunu, davalının plaka kirası karşılığı 14.700.000.-TL.'lık 1 adet ve 7.000.000.-TL.'lık 10 adet senet aldığını, müvekkilinin plaka kiralarını ödediği halde protokol yapılması işinin sürekli oyalanması nedeniyle yapılamadığını, davalının C.Savcılığına şikayet üzerine aracın müvekkilinden alındığını ileri sürerek, 34 TBK 16 plakalı aracın aynen iadesine, mümkün olmazsa değeri olan 130.000.000.-TL.'nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, plaka kiralama olayının söz konusu olmadığını, davacının aracını 5.3.1993 tarihli kati satış sözleşmesiyle müvekkiline sattığını ve bedelini aldığını, ayrıca 4.780.000.-TL. vergiyi de müvekkilinin ödediğini, davacının araçta şoför olarak çalışması karşılığında günlük hasılatın 2/3'ünü davalıya, 1/3'ünün davacıya ait olması konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre, davacının 2 ay ödeme yaptığını, 6 ay hiç ödeme yapmadan çalıştırdığını, davacının aynı mahkemenin 1993/916 Esas sayılı dosyada görülen davada, senetlerin iptalini istediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Karar: Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesinde, trafik tescilli araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce düzenleneceğini, noterce düzenlenmeyen her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olduğunun öngörüldüğü, davacının 5.3.1993 tarihli noter satışının aksini ispat edecek aynı kuvvette delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan kiraladığı taksi plakasını yasaya uygun kullanabilmek için, plakanın değerinin araçtan yüksek olması nedeniyle aracı 5.3.1993 tarihli, noterde düzenlenen sözleşme ile devrettiğini, bu satışın gerçek bir satış olmadığını, ticari plaka kiralama işlemlerinde bu yönde teamül bulunduğunu ileri sürerek, aracın aynen ve bedelinin iade edilmesini, menfi tesbit davasında, kira bedelinin teminatı olarak verilen senetlerin iptalini istemiş, bu iddiasını kanıtlayabilmek için banka havale dekontları, gazete ilanları, ticari plaka kiralaması ile ilgili teamül ve tanık beyanlarına delil olarak dayanmıştır. Davalı, davacının aracını resmi merciilerce düzenlenen satış sözleşmesi ile sattığını, ticari taksiyi davacının hasılattan pay alarak çalıştırdığını belirtmiştir.
Davacı, davalının hesabına 7.4.1993, 5.7.1993, 4.8.1993, 3.9.1993 ve 4.10.1993 tarihlerinde 7.000.000.-TL. havale göndermiştir. Havalelerin aynı miktarı içermesi, masraflar düşüldükten sonra kalan hasılattan 2/3 payın davalıya ödeneceğine ilişkin davalının savunması, davacının çalışması ile ilgili savunmasının aksini göstermektedir.
Davacı tarafından, satın aldığı aracına kiralık ticari plaka bulmak için, davalı tarafından da sahibi olduğu ticari plakayı kiralamak için ilanlar verdikleri dosyaya mübrez gazetelerden anlaşılmaktadır. Davalı, 27.10.1993, 28.10.1993 ve 29.10.1993 tarihli ilanlardan sonra, aynı plakayı, dava dışı Kemal ....'a ait aracı 30.11.1993 tarihli İstanbul 10. Noterliğince düzenlenen satış belgesiyle devralarak bu araçta kullanmaya başlamıştır.
Davacı tarafça gösterilen tanıklar, ticari taksi plakasının bu şekilde kiralanması ile ilgili teamül bulunduğunu beyan etmişlerse de, böyle bir teamülün bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Diğer taraftan davalı, davacının plaka kiralaması ile ilgili iradesini kira sözleşmesi sonunda geri iade edileceği izlenimi yaratarak, satış şeklinde oluşmasına sebebiyet vermişse, bu durumda ortada hile hali mevcut olup, tanık dinlenebilir. Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeden hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı tarafından davalıya gönderilen havaleler, gazete ilanları, davalının babası İsmet .... 'ın davalıya ait ticari plakaya 1.000.000.000.-TL.'lık haciz koydurması durumları gözetilerek, ticari plaka kiralaması ile ilgili yöresel bir teamülün bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra böyle bir teamül varsa, dinlenen tanık beyanları ile birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy