(2004 S. K. m. 177, 178, 301) (6762 S. K. m. 179, 324)
Dava: Davacı vekili, müvekkili şirketin davadışı K.... İnşaat A.Ş.'nin aldığı kredilere kefil olduğunu, K.... A.Ş.'nen ödeme darboğazına girmesi nedeniyle teklif ettiği konkordatonun reddedilmesi üzerine bu şirketin ödemelerini tatil ettiğini, müvekkili şirketinde nakit sıkıntısı nedeniyle konkordato teklif ettiğini, konkordato isteminin reddedildiğini, şirket aktifini oluşturan menkul malların takipler sonucu satışa çıkarılması nedeniyle malvarlıksız kaldığını ileri sürerek müvekkili şirketin İİK.nun 177-178-301. maddeleri uyarınca doğrudan iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahele talep eden İmar Bankası vekili, davacı şirketin müvekkili bankadan muhtelif tarihlerde kredi kullandığını, 31.7.1991 tarihi itibariyle 10.656.078.361.Tl. borcu bulunduğunu, tüm borçlarını ödeyecek malvarlığına sahip olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Karar: Mahkemece, davacı şirketin konkordato talebi üzerine İTM.de ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarında pasifinin aktifinden fazla olduğunun belirtildiği, TTK.nun 179 ve 324.maddelerinde öngörülen şartların oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiş, karar müdahil bankanın temyizi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesince "davacının talep tarihine tekabül eden bilançosunu ibraz etmesi gereğinin gözden kaçırılmasının doğru olmadığı, davacıya arabilançoyu düzenleyip ibraz olanağı sağlanarak, şirket defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptıralarak pasifinin aktifinden fazla olması halinde iflasa, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden" sözedilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı şirketin bilanço ibrazı sağlanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, TTK.nın 324 ve 179. maddelerinde gösterilen şartların mevcut olduğu gerekçesiyle davacı şirketin iflasına, iflasın 15.12.1994 günü saat 15.40 da açılmasına karar verilmiş, hüküm müdahil banka vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, ancak bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Davacı şirket tarafından 31.12.1992 tarihi itibarıyla düzenlenen yılsonu bilançosu ibraz edilmiş ve bilirkişinin bu bilançoyu esas olarak düzenlediği asıl ve ek rapor esas alınarak davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. Anonim Şirketlerde düzenleme amacına göre iki tip bilanço vardır. Bunlar sonuç açıklama bilançosu (şirketin yıllık bilançosu) ve malvarlığını tespit bilançosudur. Bir sonuç açıklama bilançosu olan yıllık bilançoda amaç, şirketin son bir yıl içindeki faaliyetlerinin sonucunu, yani kar veya zararını bildirmektir. Bu bilançoda aktifler maliyet değeri üzerinden gösterilebilmektedir ki bu durum gerçek değerleri yansıtmaz. (Karayalçın Y.Bilanço Hukuku 1988.sh.99,102. T.... Ü. Anonim Ortaklığın Bilançosu ve Yedek Akçeleri 1979.sh.125,134) Bu nedenle yıllık bilanço şirket aktifinin şirket borçlarına yetip yetmediğinin tespiti için elverişli bir bilanço değildir. Diğer bir anlatımla bu bilançodan pasifin aktiften fazla olup olmadığı tespit edilemez.
Oysa Anonim Şirketin borca batıklık sebebiyle iflasına karar verilebilmesi için araştırılması gereken husus, T.T.K.'nun 324/2. maddesinde belirtildiği gibi şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetip yetmediği, İİK'nun 179.maddesinin ifadesiyle de, şirketin borçlarının, mevcut alacaklarından fazla olup olmadığıdır. Bu hususun tespiti ise ancak TTK.nın 324/2.maddesi gereği aktiflerin satış değeri üzerinden düzenlenecek olan ve şirketin gerçek malvarlığı hakkında bilgi vermeyi amaçlayan bir malvarlığını tespit bilançosu ile mümkündür. (Pekvanıtez.H.Anonim Ortaklıkların İflası, 1991.sh.32, Tekinalp, Ü.ağe.sh.70)
Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve bilirkişi incelemesine esas teşkil eden yıl sonu bilançosu TTK'nun 324/2. maddesi anlamında, borca batıklık durumunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine imkan veren bir bilanço değildir. Yıl sonu bilançosunun düzenlenmesine hakim olan kurallar gereği bu bilançonun pasif tarafında yer alan esas sermaye yedek akçeler ve amortismanlar borca batıklık bilarçosu olarak da adlandırılan malvarlığı tespit bilançosunun pasif tarafında yer almazlar. Zira bunlar gerçek şirket borcu değildir. Aynı şekilde yıllık bilançonun pasifinde yer alan geçmiş yıllar zararları ve dönem zararı borca batıklık bilançosunda gösterilemezler.
Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda düzenlenmeyen yani pasif tarafında gerçek şirket borçlarının, aktif tarafında ise şirketin mevcudu ve alacaklarının gösterilmediği bir bilançoya dayanılarak yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor, borca batıklık sebebiyle açılan doğrudan doğruya iflas davasında hükme esas alınamaz.
Mahkemece TTK'nun 324. maddesinde aranan nitelikte bir bilanço ibraz ettirilip, bu bilanço üzerinde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.5.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy