(2709 S. K. m. 168) (743 S. K. m. 632, 644, 743) (3213 S. K. m. 4, 5)
Taraflar arasındaki müdahalenin men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Şirket vekili ... ile davalılar vekili Av... ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalılardan Fırat Ltd. Şti.'nin sahibi olduğu Önir maden ruhsat sahasını, müvekkili Şirketin devraldığını, devir işlemleri konusunda karşılıklı taahhütlerde bulunduklarını, yapılan Protokolün 3. maddesi gereğince devir bedelini ödediklerini, buna rağmen, davalı Şirketlerin maden ocağını işletmeye devam ettiklerini ileri sürerek, müdahale ve muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bu davanın, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve yetkisizlik kararı ile Mersin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen maden devir ve tescili davası ile aynı mahiyette bir dava olup, tedbirin sürdürülmesi için açıldığını, davacının mülkiyet hakkı bulunmadığını, davacı tapusunun maden sahasına ait olmadığını, davacının işletme ruhsatı ve izni bulunmadığını, protokole imza koymadıklarından mevcudiyetinden söz edilemeyeceğini savunarak, davacı yanın samimi olmadığını belirtip, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Anayasa'nın 168 ve M.K.'nun 632, 644, 743. maddelerine göre, madenler üzerinde Devletin tasarruf ve yetkisi kabul edilip, bu halin 3213 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile de tekrarlandığı, bu durumda davacının tapulu mülk iddiasına itibar edilmediği, yine 3213 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile maden ocaklarının devri mümkün ise de, bunun Devletin izni ile tekemmül edeceği, kaldı ki taraflar arasında yapılan protokolün davalı yanca imzalanmamış olduğu, devir parasının ödenmiş bulunmasının ayrı bir dava konusu olup, bu dava içinde çözümlenemeyeceği, ayrıca bu dava protokole dayalı açıldığından, Mersin Ticaret Mahkemesinde açılan tescil davası ile bağlantılı olmadığından, yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 750.000. TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Şirkete ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy