(2004 S. K. m. 195, 198, 206, 207)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilin temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile müflis şirket arasında mevcut borçların tasfiyesi amacıyla 29.4.1991 tarihli protokol düzenlendiğini, protokole göre 4.320.580.650 TL alacağın 1/2'sinin DM, 1/2'sinin ise USD olarak ödenmesinin taahhüt edildiğini ve takside bağlandığını, ilk taksidin ödenmemesi üzerine, protokülen 2/5 maddesi uyarınca tüm borcun muaccel hale geldiğini, 15.7.1993 tarihinde iflasına karar verilen ve tasfiye işlemleri devam eden müflis şirketin iflas masasına yabancı para olarak yapılan kayıt talebinin, kısmen Türk Parası'na çevrilerek kabul edildiğini, kısmen de reddedildiğini ileri sürerek, 1.816.855 DM ve 1.62.753 USD'ın % 15 faiziyle birlikte masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi cevap vermemiş ve duruşmalara gelmemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre yabancı para alacağının aynen veya olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının ödeneceği kaydıyla masaya kaydedileceği gerekçesiyle 1.816.285 DM ve 1.162.387 USD alacağın masaya kaydına, ödeme sırasında döviz olarak ödeme imkanı olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Lirası'na çevrilmesine, ödeme gününe kadar yıllık % 15 faiz yürütülmesine karar verilmiş, karar davalı iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arısındaki uyuşmazlık, "yabancı para borcunun masaya yabancı para olarak kaydedilemeyeceği" konusunda toplanmaktadır.
Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'muzda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanununu'muzun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacaklarında anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kur'u üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir.(Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku. C. 3 1993 Sh= 2943, Karar. K. İcra ve İflas Hükümleri C. 2. iflas. 1945 Sh.87) İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. (Pekcanıtez, H. Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, 1994. Sh.143.)
Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nun 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan Türk Parası alacaklısı ile yabancı para, alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğu belirten İİK'nun 207. maddesine aykırılık teşkil eder.
Mahkemece, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacının müflis şirketten olan alacağının iflas tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.7.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy