(1086 S. K. m. 290) (6762 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya teminat olarak bono verdiklerini, davalının bonoyu iade etmeyerek ciro ettiğini ve icra takibine koyduğunu iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini ve ödenen 66.000.000.- TL.'nun istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davaya konu bononun borca karşılık verildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının senet metnini talil ettiği ve alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, istirdat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bono (emre muharrer senet), mücerret borç ikrarına havi bir belge olup, lehdarının ticari defterlerinde kaydının bulunmaması, o bono ile alacaklı olunmadığını gsötermeyeceği gibi, bonodan dolayı bir alacağın varlığının ispat külfetini lehdara yükleme sonucunu da doğuramaz. Bu itibarla, davacının sözkonusu bononun teminat maksadı ile verildiğini H.U.M.K.'nun 290. maddesi hükmü gereğince yazılı delil ile kanıtlaması gerekir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına (BOZULMASINA) bozma nedenine göre davacının temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy