(818 S. K. m. 83, 114) (2004 S. K. m. 140)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, iflasına karar verilen ve tasfiye işlemleri İstanbul 3. İflas Müdürlüğünün 1993/27 sayılı dosyasından yürütülen müflis şirketten 1.177.200.066. TL. alacağı bulunan müvekkili şirketin bu alacağının kaydı için masaya başvurulduğunu, İflas İdaresince 665.958.578. TL.'lık kısmının reddedildiğini, ret kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, reddedilen alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İflas İdaresi cevabında, alacağın iflas tarihi itibarıyla kaydının talep edilebileceğini, 29.3.1991 tarihli protokol uyarınca kayıt talebinin değerlendirildiğini ve 511.271.488. TL.'nın kabul, fazlasının reddedildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, Kredi Sözleşmesinin 24. maddesi uyarınca, banka defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, davacı Bankanın iflas tarihi itibarıyla 1.102.638.049. TL. alacağı bulunduğu gerekçesiyle reddolunan 665.958.578. TL.'nın 591.366.561. TL.'sının masaya kayıt ve kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Banka ile borçlu Şirketin kredi sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisi devam ederken, davacı bankanın 2.8.1990 tarihinde hesabı katletmesinden sonra, mevcut borcun tasfiyesi amacıyla taraflar arasında 29.3.1991 tarihli protokol düzenlenmiştir. Protokolde, davacı bankanın 30.9.1990 tarihi itibarıyla alacağı olan 204.508.595. TL.'nın 1/2'si DM.'a, 1/2'si USD.'a çevrilerek, ana para ve faiz ödemelerinin şekli ve borcun muaccel olma zamanı düzenlenmiştir. Anılan protokolün 2/5 nolu maddesinde, 2/3 nolu maddede belirtilen taksit alacaklarından herhangi birisinin gününde ve tam olarak ödenmediği veya protokoldeki herhangi biri ihlal edildiğinde, protokole konu alacağın tamamının muaccel hale geleceği, bu borca 30.9.1990 tarihi itibarıyla % 15 faiz ve fer'ilerinin uygulanacağı, bankanın yasal takibe geçmekte haklı olduğu belirtilmiştir.
Müflis şirketin protokol hükümlerine uymaması nedeniyle borcun muaccel hale geldiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Ancak, müflis şirket, bu protokolle borcun yenilendiğini, davacı banka alacağının bu protokoldeki koşullar çerçevesinde hesaplanması gerektiğini savunmaktadır. Mahkemece, banka kayıtlarına göre düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak, banka alacağı olarak 591.366.561. TL.'na hükmedilmiştir. Gerçekten tarafların karşılıklı iradeleri ve kabulleri ile oluşan protokolün 2/6. maddesinde de bu protokolün akdedilmiş olmasının borcun yenilendiği anlamına gelmeyeceği kabul edilmiştir.
B.K.'nun 114/1. maddesinde borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lazımdır denilerek, tarafların yeni borç münasebeti kurarlarken, eskisini ortadan kaldırmak amacıyla hareket ettikleri, yapılan işlemin muhtevasından açıkça anlaşılması gerektiği vurgulanmıştır. Olayda, protokolün 2/6. maddesinde açıkça bu protokolün düzenlenmesinin borcun yenilendiği anlamına gelmeyeceği belirtildiğinden ve B.K.'nun 114. maddesine uygun şekilde borcun yenilenmesi durumu bulunmadığından, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, 04.07.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy