(818 S. K. m. 90, 117)
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karşılık davanın kısmen kabulüne, esas davanın kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-mukabil davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.7.1992 tarihli sözleşme ile 116.000 ton petrokok satmayı taahhüt ettiğini sözleşmenin 3. maddesinde petrokokun kükürt oranının en fazla %4,5 olmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasından bir gün sonra Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın kükürt oranı %2'yi aşan petrokok ithalatının yasakladığını, 21.8.1992 tarih 92/14 sayılı tebliğ ile bu sınırlamanın kaldırıldığını, sözleşmenin uygulama döneminde müvekkilinin davalıya toplam 85.413.815 Kg. mal teslim ettiğini, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın 31.12.1992 tarih ve 93/16 sayılı tebliği ile petrokok ithalatında Çevre Bakanlığı'nca istenecek belgelerin de aranacağı koşulunu getirdiğini ve ithalatı kullanıcı tarafından verilmesi gereken taahhütlere bağladığını, davalıdan bu taahhütnamenin Çevre Bakanlığı'na ibraz edilmek üzere düzenlenmesi talep edildiği halde davalının bu taahhütnameyi vermekten kaçındığını, bu taahhüdün verilmemesi nedeniyle bakiye petrokokun ithal izninin alınamadığını ve borcun bu nedenle ifa edilemediğini, buna rağmen davalının sözleşmeyi feshederek teminatı irad kaydettiğini, irad kaydedilen teminat mektubu bedellerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek 1.460.903.019. TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkilinin taahhüdünün süresinde ve istenilen miktarda ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ve teminatları irad kaydettiğini, ceza güvencesi olarak alınan teminatı davacı nam ve hesabına yapılacak alımdan doğacak zarara mahsuben tuttuğunu, davacının 92/9 sayılı tebliğden bahisle ihtiyati tedbir kararı alıp, 11.8.1992 tarihli yazı ile taahhüdünü yerine getirmeyeceğini bildirdiğini ve 18.8.1992 tarihli ihtarname ile ilk teminat mektubunun iadesini talep ettiğini, 30.7.1992 tarihinde ithal müsaadesi alındığı için tebliğin geçici maddesi gereğince taahhüdünü gerçekleştirme imkanı bulunduğu halde tek yanlı yorum yaparak ifadan kaçındığını, davacının isteklerinin kabul edilmediğinin 3.9.1992 tarihli yazı ile duyurulduğunu, 92/9 sayılı tebliğin petrokok ile ilgili hükmünün 92/14 sayılı tebliğ ile kaldırıldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, 1.1.1993 tarih 92/16 sayılı tebliğe göre istenilen taahhütnamenin verilmediği iddiasının samimi olmadığını, 8.10.1992 tarihinde başlatılan sevkiyatın azaltılarak 9.1.1993 tarihinde durdurulduğunu, 11.1.1993 tarihli yazı ile ithalat ile ilgili kriterlerin netleşmemesi sebebiyle ithalatın durduğu ve malın mutlaka ithal olunacağının bildirildiğini ve 12.1.1993 tarihli yazı ile Toros Limanı'ndaki mevcut stoktan karşılanmasının istendiğini, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yaptığı 14.1.1993 tarihli tespitte petrokok stokunun varlığının tespit edildiğini, 1.1.1993'de yürürlüğe giren 93/16 sayılı tebliğin önceden ithaline müsaade edilmiş veya ithal edilmiş petrokokun teslimine engel olmadığını, müvekkilinin 8.1.1993 tarihinde %10 artırma yetkisini kullanarak taahhüdün 127.600 ton'a çıkarıldığını, bakiye 42.186.185 ton siparişin miktarının teslim edilmediğini, davacının 8.3.1993 tarihli yazı ile siparişin %10 eksiltilmesi halinde bakiye miktarı aynı şart ve fiyatla Şeker Bayramı sonrası 20-25 gün içinde teslim edeceğini bildirdiğini, bu yazıya göre davacının ithal olanağına sahip olduğunun anlaşıldığını, 30.7.1992 tarihli ithal müsaadesinin 150.000 ton petrokokun 31.12.1992 vadeli kabul kredili akreditifiyle 1.1.1993 tarihine kadar ithal imkanı verdiğini, davacı ile ithalat değil satış sözleşmesi yapıldığını, olayda B.K.'nun 117. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Türkiye Çimento ve Toprak Sanayi A.Ş. vekili bu dosya ile birleştirilen Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1993/777 esas sayılı dosyasında müvekkili ile davalı Ovalar Makine San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen 30.7.1992 tarihli sözleşme gereğince 116.000 ton ve sonradan %10 artırımla 127.000 ton petrokoku tonu 14.70 dolardan satmayı taahhüt eden davalının, bu taahhüdünü kısmen yerine getirdiğini, bakiye 42.186.185 ton petrokokun teslim edilmediğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshederek bakiye petrokok için ihale yapıldığını ve ihale sonucunda 25.000 ton petrokokun tonu 37.10 dolardan Yıldız Sınai A.Ş.'den, 17.186 ton petrokokun tonu 39.50 dolardan Atakaş Ticaret A.Ş.'den aldığını, davalı nam ve hesabına yapılan ihale sonunda 8.845.556.090. TL. fiyat farkı teşekkül ettiğini ileri sürerek bu miktarın 8.9.1993 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Türkiye Çimento ve Toprak San. A.Ş. vekili 2.Ticaret Mahkemesi'nin 1993/1028 esas sayılı dosyada davalı Ovalar Makine A.Ş.'nin eksik teslim ettiği 42.186.185 ton petrokokun 36.095.649 tonu için yapılan ödeme nedeniyle meydana gelen fiyat farkından dolayı 8.845.556.090. TL'nin tahsili amacıyla dava açıldığını, bakiye 6.106.896 ton petrokok için de 3.242.966.621. TL. ödeme yapıldığını, fiyat farkı 1.818.477.920.-TL. olduğunu ileri sürerek bu miktarın 8.9.1993 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacı (satıcı)'nın davalı (alıcı)'ya satmayı taahhüt ettiği petrokoku sözleşme yapılmadan önce tedbirli bir tacir gibi davranarak hazırladıktan sonra sözleşme yapması gerektiği, 92/9 sayılı tebliğ ve 93/16 sayılı tebliğlerin davacının petrokok teslimi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesine engel yasal bir neden olmadığı ve mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, davalı alıcının davacı tarafça taahhüdün eksik yerine getirilmesi nedeniyle sözleşmeyi fesihte haklı bulunduğu, Çitosan %10 artırımla sözleşmeden doğan hakkını kullandığından, bu talebin hakkın suiistimali olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı Ovalar Tic. A.Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacısı Çitosan A.Ş. olan birleşen davaların kısmen kabulü ile 9.322.796.430. TL'nin reeskont faiziyle birlikte Ovalar A.Ş.'den alınarak Çitosan A.Ş.'ne ödenmesine karar verilmiş, hüküm Ovalar A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, sözleşme konusu petrokok ithalinin 92/9 sayılı tebliğ ile yasaklanmayıp kükürt oranının %2'den fazla olamayacağının karar altına alınmış bulunmasına ve sınırlamanın 92/14 sayılı tebliğ ile kaldırılmış olmasına, sevkiyatın 10.10.1992 tarihinde başlayacağı konusunda termin programı değişikliğinin taraflarca kabul edilmesine, davalının 93/16 sayılı tebliğde öngörülen taahhütnameyi davacıya vermiş bulunmasına, davacının 8.2.1993 tarihli yazısında belirtilen kontrol belgesi ve taahhütnamenin 93/16 sayılı tebliğde yer almamış olmasına, davacı (satıcı) firmanın akdi ihlali nedeniyle sözleşmenin 13. maddesi uyarınca feshin haklı olduğu ve olayda B.K.'nun 90 ve 117. maddelerinin uygulanmayacağının ve sözleşmenin 5. maddesinde yer alan %10 fazla alma hakkını 8.1.1993 tarihinde kullanan davalı (alıcı)'nın kötüniyetli olmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-mukabil davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.07.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy