(3065 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya gayrimenkul sattığını, bu satıştan dolayı alıcının tapuda KDV. vermesi gerektiğini, ancak vergi dairesinden ödeme emrinin müvekkiline geldiğini, bu durumu ödemesi için davalıya ihtar edilerek icra takibine geçildiğini, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; KDV. taahhütlerinin olmadığını, kooperatifin vergiden muaf olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında KDV.'nin davalı yanca ödeneceğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, Kooperatifler Kanununa göre, kooperatiflerin alım satımlarının her tür harç ve resimden muaf olduğu, davacının satıcı olarak bu harç ve vergilerden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
3065 sayılı KDV. Kanununun 8 ve 10. maddeleri uyarınca satılan malın alıcısına teslimi ile vergi yükümlülüğü doğar. Aynı Yasanın 20. maddesine göre, satılan ve teslim edilen malın bedeli verginin matrahını oluşturur. Bu matraha nakliye, faiz vade farkı ve benzeri eklentileri de dahildir. Vergi mükellefi malı satan veya hizmeti üreten ise de,bu vergi alıcısına yansıtılır. Bu durumda kural olarak KDV.'nin malın satış bedeline dahil olduğu, ayrıca kararlaştırılmadıkça verginin alıcı tarafından ödenmesi gerekir. Nitekim, KDV.'nin ödenmesine ilişkin Maliye Bakanlığı tebliğinde de, gayrimenkul satışında KDV.'nin satış fiyatına dahil olmadığı belirtilmiştir. Öte yandan, KDV. Kanununun geçici 8. maddesi gereğince net alanı 150 m2'ye kadar olan konutların teslimi ile ilgili konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhütleri 31.12.1992 tarihine kadar KDV.'den istisna edilmişse de, konut yapı kooperatiflerinin istisna kapsamına giren işlemleriyle ilgili olarak yapacakları her türlü mal ve hizmet alımları genel esaslara göre KDV.'ye tabi bulunmaktadır.
Bu durumda, satış sözleşmesinde KDV.'nin bedele dahil olduğu hususunda bir açıklık bulunmadığı da gözetilmek suretiyle davalının, satın aldığı gayrimenkulün KDV.'sinden sorumlu olacağı düşünülerek, davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy