(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket vek. Av. Günay Samur gelmiş, davacı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2.11.1991 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını ve ödeme planının belirlendiğini, sözleşmenin teminatı olarak vade ve tanzim tarihleri boş bırakılmış 24 adet 28.145.000. TL. lık bonolar ile bir adet 100.000.000. TL. lık, bir adet de 92.000.000. TL. lık bono verildiğini, ayrıca 400.000.000. TL. lık da ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin ödemelerini düzenli yaptığını, Mayıs 1993 tarihinde ödemede yaptığı aksaklığı da giderdiğini, buna rağmen davalının teminat olarak elinde bulundurduğu 6 adet 28.145.000. TL. lık bonolara istinaden müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, dava tarihi itibarı ile davalıya vadesi gelmemiş Ekim ve Kasım 1994 aylarına ait borçları bulunduğunu belirterek, teminat olarak verilen 18 adet 28.145.000. TL. lık bir adet 100.000.000. TL. ve bir adet 92.000.000. TL. ve icraya konulan 6 adet 28.145.000. TL. lık bonoların iptalini, sadece Ekim ve Kasım 1994 aylarına ait vadesi gelmemiş iki taksit borcun bulunduğunun tespitini, ipoteğin fekkini ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını takibe konan bonoların asli ve feri alacakları karşılamak üzere davacı tarafından imzalanarak verilen bonolar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili duruşma istemli temyiz etmiştir.
Dava, davalının elinde 24 adet 28.145.000. TL. lık bir adet 100.000.000. TL. lık ve bir adet 92.000.000. TL. lık senet bulunduğu ve bu senetler ile davalıya borçlu bulunulmadığının tespit edilmesi istemi ile açılmıştır.
Davalı Finansal Kiralama A.Ş. vekili ise takibe konan 6 adet 28.145.000. TL. lık senet dışında kendilerinde senet bulunmadığını, bu senetlerinde gecikme faizlerinin teminatı olarak alındığını beyan etmiştir.
Takibe konan ve mahkemece de varlığı tespit edilen altı senet dışında davalının elinde senet bulunduğu hususu ispat edilememiştir.
Mahkemece, bu altı adet senet hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, isticvaba gerek olmamasına rağmen bu konuda davalının isticvap edilmesi ve isticvaba icabet etmediği gerekçesi ile kalan 20 adet senet yönünden de talep doğrultusunda karar verilmesi isabetli değildir.
Ayrıca 26 adet senet bedeli toplamı 867.480.000. TL. ve harcı yatırılmayan %40 inkar tazminatı 90.206.400. TL. olmak üzere toplam 957.686.400. TL. üzerinden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 6.000.000. TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy