(2004 S. K. m. 233, 235) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki şikâyet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan A. Osman, Haluk, Ümran ve M. Vedii vek. Av. (T.T.) tarafından temyiz edilmesi üzerien dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili bankaya ipotek limiti kadar pay ayrıldığını, limiti aşan kısım için ödeme yapılmadığını ileri sürerek limiti aşan kısmın adi alacak olarak sıra cetveline dahil ediledilmesini talep ve dava etmiştir.
Mercii hakimliğince itirazın, alacağın esas ve miktarına yönelik olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu karar davacının temyizi üzerine dairemizce "ipotek limiti dışında kalan alacağın ipotekli alacakla aynı sıra alınması gerektiğine yönelik itirazın alacağın esas ve miktarı ile ilgisi bulunmadığını, sıraya yönelik itirazın İcra Tetkik Mercii'nde sonuçlandırılması gerektiği, görevsizlik kararının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle bozulmuş, mercii hakimliğince bozmaya uyulduktan sonra sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, karar davalılar Ümran, Mustafa, Vedii, Ali, Haluk vekilince temyiz edilmiştir.
İptali istenen sıra cetvelinde taşınmazların satış bedelinden davacı bankaya 128 Ada 5 parselde 100.000.000 TL, 125 Ada 6 parselde 100.000.000 TL, 124 Ada 6 parselde 100.000.000 TL, 1636 parselde 100.000.000 TL, 1637 parselde ise 70.000.000 TL pay ayrılmıştır. Davacı takip tarihi itibarıyla 1.279.776.221 TL'nın tahsilini talep etmiş, sıra cetveline itirazında da ipotek limit fazlası alacak içinde pay ayrılmasını istemiştir. İpoteklerin limitli (maksimal ipotek) olduğu durumlarda taşınmazlar akit tablosunda belirtilen miktarla sınırlı olarak sorumlu bulunduklarından, ipotek alacaklısı limit fazlası alacağı için ayrıca takip yaparak taşınmazları haczettirmediği sürece limitten fazla pay ayrılmaması gerekir. Şüphesiz limit fazlası alacak için konulan hacizler ise diğer hacizlerle birlikte değerlendirilecektir. Somut olayda davacı bankanın limit fazlası alacağı için diğer alacaklıların haczine iştirak edebilecek bir haczi bulunmadığından pay ayrılmaması yerindedir. Merci hakimliğince bu yön gözetilerek şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz oluduğu gibi, HUMK'nun 388. maddesi hükmüne aykırı olarak gerekçe gösterilmeden sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi de anılan yasa hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 21.5.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy