(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki 28.12.1993 tarihli anlaşma uyarınca davalı şirkete ait malları değişik tarihlerde davacıya göndermeyi taahhüt ettiğini ve karşılığında davacının toplam 6 adet 88.466.000. TL. tutarında borç senedi tanzim ederek davalıya verdiğini, ancak davalının fiyat artışlarını belirterek davacıdan ek ücret talep ettiği, aksi takdirde sözleşmeyi tek taraflı feshedeceğini belirttiğini, ek ücreti davacının kabul etmediğini ve senetlerin kendisine iade edilmesini istediğini, ancak senetlerin iade edilmediğini iddia ederek öncelikle senetler için tedbiren ödemeden men kararı ile iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, yetki itirazında bulunarak davacı ile yapılan görüşmeler sonucu siparişin iptal edildiğini, senetlerin davacıya iade edileceğinin bildirildiğini, ancak tahsilat için bankalara ibraz edilmiş olmaları nedeniyle senetlerin dönüşünün geciktiğini, dönüşe müteakip iade edileceğinden konusu kalmayan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı şirket arasındaki sipariş fişleri, davalı vekilinin senetlerin iadesi hakkındaki beyanı buna rağmen senetlerin iade edilmediğinin anlaşılması ve tüm dosya kapsamı gereğince, sözleşmenin mahkemenin yetki çevresi içinde yapıldığı anlaşıldığından davalının yetki itirazının reddiyle sipariş fişinde belirtilen malların gönderilmemiş olması nedeniyle dava konusu 88.466.000. TL. tutarlı 6 adet senedin iptaline, karar kesinleştiğinde tedbirin kaldırılmasına dair verilen hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK. nun 72/son maddesi hükmüne göre menfi tesbit davasının ya davalının ikametgahında ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılması gerekir. Davalının ikametgahının Mecidiköy-İstanbul olmasına ve ne Sivaslı'da ve ne de bir başka yerde icra takibi yapılmamış bulunmasına göre, davalının, süresinde yönelttiği yetki itirazının kabulüyle, davaya davalının ikametgahı mahkemesi olan Şişli-İstanbul Mahkemesinin bakmaya yetkili olduğu gözetilip, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmek gerekirken, sözleşmenin Sivaslı'da yapıldığından bahisle yetki itirazının reddi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz, itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy